Yanisözleriniz ve davranışlarınız birbirini tutarsa çocuklar sizi ciddiye alır ve kuralınızı anlar. Yani teorideki kural ile pratikteki kural birbirini tutmalıdır. Çocuklar sınırları test etmek isterler. Bu yüzden de çocuklar kurallarımızı, beklentilerimizi, belirlemek için sınırları zorlar.
Tüm bu soruların yanıtlarını ve çocuğa nasıl disiplin sınır koyma' taktikleri olmadığı görüşündeyim. olacaktır. Çünkü sizin kural koymaya ve kurallarınızı
Sınır koyabilen, koşulsuz sevemiyor. İkisi de çocuğa travmatik zarar veriyor. Peki "koşulsuz sevmek" ve "sınır koyabilmek" ne demek, neden gerekli? Çocuğunu bağımsız, bütün bir birey olarak algılayıp onu tüm özellikleriyle, olduğu gibi kabul edebilmek ve her haliyle sevebilmek, koşulsuz sevmektir.
Sınır koyma; bireyin kendi varlığını başkasından ayırt eden, nerede başlayıp nerede bittiğini gösteren her şeydir. Çocuklar için Sınır, Sevgi, ve Sorumluluk çok önemlidir. Sevgimizi yeterince verdikten sonra çocuklarımızın sonsuz isteklerine
Böylecehayata da bir adım önde, kabul düzeyi yüksek insanlar olarak atılabilirler. Ve en önemlisi de çocuklar, ana baba sözünü ciddiye almaları gerektiğini de idrak etsinler. Elbette bu idraki bizim davranışsal mesajlarımızla kazanabilirler. ‘Çocuğunuza Sınır Koyma’ kitabı bu bağlamda ebeveynlere yol gösteren bir eser.
Kural koyma süreci, çocuğun gelişimine, büyüme sürecine, ruhsal, fiziksel ve bilişsel yapısına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Kural koyarken çocuğu da bu sürece dâhil etmek önemlidir. Başka bir ifade ile kuralı çocuğun da fikirlerini önemseyerek koymak, kurala uyması için onu motive edecektir.
5B4d. Görüntülenme Sayısı 538 Sınır koyma, ebeveynlerin kurallar ve beklentilerini öğretebilmek için kullandıkları sözel ve davranışsal bir süreçtir. Bu süreç hakkında bilmeniz gereken konuları Mazeret Yok Anaokulu Uzman Psikoloğu Hilal Akmeriç sizler için derledi. Sınır Koyma Neden Gereklidir? Çocuklar, doğdukları andan itibaren yaşadıkları çevrenin kurallarını anlamak isterler ve buna ihtiyaç duyarlar. Yaşadıkları çevrenin kurallarını bilmek, çocukların keşfetme, sorumluluk alma, sorun çözme, güvenliğini sağlama ve iletişim kurma becerilerinin sağlıklı şekilde gelişmesine olanak sağlar. Sınırlar, çocuğun davranışlarını şekillendirerek onu güvende tutar. Dürtülerini kontrol etmesinde kolaylık sağlar. Özdenetimi gelişir. Yaptığı davranışın sonucuna katlanmayı öğrenmesini sağlar. Sağlıklı ilişki kurma becerileri artar. Çocuklar, kendilerinden beklenileni, ne kadar ileri gidebileceklerini ve ileri gittiklerinde sonucunun ne olacağını ancak sınırları sınayarak öğrenirler. Tıpkı bir bilim adamı gibi günleri sınırları sınamak, zorlamak ve keşfetmekle geçer. Ebeveynlere düşen görev, tutarlı, kesin ve anlaşılır sınırlarla çocuğa yol göstermektir. İlk olarak çocuğun yaşına uygun şekilde yapılması ve yapılmaması istenilen davranışlar anlatılmalı ve sonucunda neler olabileceğinden bahsedilmelidir. Sınır koymada, tutarlılık ve kararlılık oldukça önemlidir. Sözlerimiz, davranışlarımızla tutarlı olmalıdır. Sınır koymanın etkili olabilmesi için ebeveyn ve çocuk arasında güvenli bir ilişki olması gerekir. Sınır Koymak İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Her ailenin kuralları olması gerektiği için ailenize uygun, ihtiyaç duyulan kurallar belirleyin ve liste oluşturun. Karar verme sürecine çocuğunuzu da dâhil edin. Eğlenceli ve renkli görselleri olan kural tablosu oluşturun. Çocuğunuzun yaşına uygun olarak az kural belirleyin, takibi daha çok yapın. Takip etme esnasında çocuğunuza verdiğiniz mesajın çocuk tarafından alınıp alınmadığından emin olun. Emin olamadığınızda kontrol tekniğini kullanın “Söylediklerimi bir de sen bana tekrar eder misin?” şeklinde. Tüm aile, tutum birliği içerisinde olun. Ebeveynler olarak sınır koymada hem fikir olun. Çocuğunuza seçenek sunun. Seçenek sunulduğu takdirde önemsendiğini hissedeceği için talimatlara uyma olasılığı artacaktır. Yaptığı davranışa yönelik mesaj verin. Çabalarını teşvik edin; örneğin “Oyuncağını paylaşman çok hoşuma gitti.” şeklinde. Belirgin ve kısa cümleler kullanın; örneğin “Televizyonu kapatmanı istiyorum.” şeklinde. Her zamanki ses tonu ile kararlı ve sakin şekilde konuşun; örneğin “Oyunun bitince oyuncaklarını toplamalısın.” şeklinde. Yalvarma ve rica içeren kelimeler asla kullanmayın. Seçmiş olduğu davranışın sonucunu yaşamasına izin verin. Davranışlarına yönelik teşvik edici olun. Sınır koyarken söylenilenleri davranışlarınızla destekleyin, doğru model olun. Güç savaşına girmeyin. Yönergeleri yerine getirmesi için zaman tanıyın. Koyulan sınırlar, sağlıklı gelişim için iyi bir ortam oluşturur. Çocuklar için sınırların var olmasını, psikolojik ve gelişimsel bir ihtiyaç olduğunu göz ardı etmeyin. Bu makale Mazeret Yok Anaokulu Uzman Psikoloğu Hilal Akmeriç tarafından yazılmıştır.
ÇOCUKLARDA SINIR BELİRLEME VE KURAL KOYMASınırsız bir dünyada yaşamıyoruz, ülkelerin sınırları var, hayvanların, doğanın belirli sınırları var. Çocuklarımızı da sınırlar ve kurallar çerçevesinde büyütmek gerekiyor. Bunun için de öncelikle kendi sınırlarımızı oluşturmalıyız. Siz anne babaların sınırları olmalı, kendi alanınız olmalı, kendi hayatınız olmalı. Çocuğunuzun bu sınırların farkında olması model alma yoluyla daha kolay öğrenmesini bir takım fedakarlıklar yapılmalı, yapıyorsunuzdur da ama sınırları aşmadan. Sizler sınır oluşturmazsanız veya bu sınırların ihlal edilmesine izin verirseniz çocuklarda da sınır bilinci gözünden biraz da olaya bakacak olursak, çocuklar yapıları gereği sınır ve kural sevmezler ve bunları yok etmek için de ellerinden geleni yaparlar bazen sizler de pek farkında olmazsınız bir alışveriş merkezine gittiniz, çocuğunuz bir oyuncak almak istedi fakat siz almayacaksınız, almayı düşünmüyorsunuz. Çocuğunuza da bunu uygun bir dille söylediniz. Çocuk bunu duyunca sinirleniyor tabi diretmeye başlıyor, kendini yerlere atıyor, çığlık çığlığa ağlamaya başlıyor. Siz de etraftakiler rahatsız olmasın diye ve çocuğunuz ağlamasın diye o oyuncağı bu noktada şunu yapmış oldunuz, onun ağlama davranışını ödüllendirmiş oldunuz. Çocuk da şunu düşünüyor artık, demekki ben ağlayınca annem istediğim oyuncağı alıyor. Ve her alışveriş merkezine gidişinizde ağlamaya başlıyor. Bu olay sürekli aynı şekilde kendini tekrar ediyor. Bu şekilde davranarak kararlı davranmamış oldunuz ki kararlılık çok ama çok etapta hayır diyorsanız bu hayır anlamına gelmelidir. Ama siz hayır dedikten sonra alıyorsanız çocuk bunun evet anlamına da gelebileceğini düşünür ve siz hayır dedikten sonra ısrar etmeye diretmeye başlar. Yani kararlı ve net olmak gerekiyor. Aksi takdirde çocuklarınız sizi yönetmeye başlar. Sizin onlara sınır çizmeniz gerekirken bir bakarsınız onların size çizdiği sınır içinde diğer değinmek istediğim konu vurma fiziksel sınır konusu yani örneğin çocuk size vurduğunda buna tepki göstermezseniz, fiziksel sınırınızı aşmasına izin vermiş olursunuz. Aynı şekilde sizin ona vurmanız da tabi ki doğru değildir. Böyle yaparsanız ona bu sınırı aşmanın normal olduğu mesajını verirsiniz ve bu çocuk size de vurur arkadaşlarına da ve ileriki hayatında da aynı şekilde. Unutmayın ki çocuklar davranışlarını sizden örnek alarak olmak konusuna da değinmek istiyorum bu konunun olmak demek çocuğa sürekli ceza vermek demek midir çocuğa şiddet uygulamak mıdır? Disiplinli olmak şudur, çocuğa sınırlar koymak, gelişimini destekleyecek güvenli ortamı oluşturmak ceza vermek şiddet uygulamak, uzun vadede çocuklarda utanç, umutsuzluk gibi durumlara yol açıyor. Bazen tamamen içe kapandığını bazen de çocukların iyice arsızlaştığını görüyoruz. Benim sürekli duyduğum şeylerden bir tanesi artık baş edemiyoruz o yüzden ceza vermeye başladık oluyor ilk etapta. Daha sonraki süreçte de artık hiç baş edemiyoruz o yüzden de vurmaya başladık oluyor eğer ceza vermek işe yarayan bir yöntem olsaydı şiddet aşamasına geçilmezdi zaten. Ha şiddet işe yarayan bir yöntem midir? Az önce de söylediğim gibi tabi ki değil ben şuana kadar şiddet uygulayarak olumlu davranışlar geliştirildiğini görmedim ama olumsuzlukların ortaya çıktığını sık sık görüyorum ve duyuyorum. O yüzden disiplinli olmak otorite kurmak sınır bilinç, oluşturmak şiddetle olabilecek bir durum yine sizlerin çok sık karşılaştığı bir soruna da değinmek istiyorum sınır bilinci konusuyla ilgili, O da şu, çocuğumuz kendi yatağında yatmıyor hep bizimle yatıyor. Gece kalkıyor yine yanımıza geliyor. Çocuk için anne babanın yanı her zaman konfor alanıdır. Yani kendini iyi hisseder ve güvende hisseder. Anne babayla yatmak istemesi normaldir. Burda şunu kendinize sormanız gerekiyor, evet kendi yatağında uyumalı kendi yatağında uyumasını istiyorsunuz ama acaba içten, içe bu durum hoşunuza gidiyor mu, çocuğunuza sarılıp uyumak elbette hoşunuza gidiyordur ve tabiki çocuk da bunu farkediyor, hissettiriyorsunuz. Hatta belki bu kendi yatağında yatma kuralını ara sıra tamam hadi gel bu günlük diyerek bozuyorsunuz ve yine kararlı bir tavır sergilememiş bir örnek daha vermek istiyorum. Örneğin, çocuğunuzun yapması gereken bir iş var mesela oyuncakları toplamak, bu ev içerisinde koymuş olduğunuz bir kural. Oyuncakları toplaması gerekiyor söylediniz yapmadı bir daha söylediniz yine yapmadı ve siz de en sonunda kalktınız kendiniz topladınız. İşte yine kararlı ve tutarlı davranmamış bu esnekliği görür ve kullanır. Şu şekilde düşünebilir; bu işi yapmasam da olur zaten daha önce de olduğu gibi yapmazsam annem oyuncakları kendi toplayacak o yüzden toplamama gerek sürekli bahsettiğim kararlılık tuturalılık elbette anne baba arasında da olmalı, anne bir şeye hayır diyorsa baba evet dememeli. Örneğin annenin hayır dediği izin vermediği bir şeye karşılık babanın izin vermesi çocuğun bu kuralı esnek bir kural olarak algılamasına yol açacaktır. Aynı tavırla konuşmanız aynı kuralları söylemeniz ve sabırlı olmanız oldukça ki bu sınır ve kurallar çok katı olmamalı veya çok rahat olmamalı ve en önemlisi esnek elbette çocuğunuzun yaşına, psikolojik yapısına uygun olmalı ve yaşı büyüdükçe kurallar değişkenlik göstermelidir. Kuralları koyarken de çocuğunuzla işbirliği içinde olmaya çalışın o kuralı neden koyduğunuzu ayrıntılı olarak açıklayın ve kurala uymazsa neler olabileceğini de önceden iyi bilsin. O da kendi fikirlerini söylesin, bir anlaşmaya vararak o kuralı koymuş olun tek taraflı olursak en önemli noktaların anne baba arasındaki uyum, kararlı tavırlar, çocukla işbirliği ve sağlıklı iletişim olduğunu söyleyebiliriz.
çocuğa kural ve sınır koyma