0e03Znl. Sabahattin Ali Kitap Merhaba sevgili kitapsever dostlar… Sabahattin Ali kitapları bence kitaplık raflarının olmazsa olmazı diyebiliriz. Kürk mantolu Madonna kitabı da tam olarak böyle bir kitap hala okumadıysanız çok şey kaybettiniz demek. Beni fazlasıyla etkileyen bir kitap oldu. Kürk mantolu Madonna 1943 yılında yayımlanmıştır. Kitap hakkında edindiğim bilgilere göre Sabahattin Ali bu kitabı askerlik yaptığı dönemde çadırda yazmıştır. Hatta yine bu dönemde attan düşüp el bileğini çatlatmış ama yine de romanı yazmaktan vazgeçmemiştir, ısıtılan suya elini koyup hikayeyi yazmaya devam etmiştir. Belki de kitabı bu kadar özel kılan bu özveridir… Sabahattin Ali Kitap Roman yazıldığı tarihlerde de çok okunan kitaplar arasına girmiştir fakat yazarın siyasi kimliği nedeni ile diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabı da bir süre yasaklı kitaplar arasında kalmıştır. Yasak kalktığı andan itibaren kürk mantolu Madonna birçok yayınevi tarafından basılmış ve yine çok okunan kitaplar arasında yerini almıştır. İlk yayımlanan kitap 177 sayfa olarak basılmıştır. Kürk mantolu Madonna kitabı iki ayrı zaman diliminde ve mekan da geçiyor diyebiliriz. Raif efendinin Ankara da geçen yılları yaşlılık dönemlerini yansıtırken, Almanya’nın başkent şehri Berlin de geçen dönemleri gençlik dönemini yansıtmaktadır. Kürk Mantolu Madonna Kitabının Özeti Kürk Mantolu Madonna kitabını kısaca özetleyecek olursak; Kitap ta ana karakterler Raif efendi ve Maria Puder olarak göze çarpmaktadır. Olaylar Rasim’in gözünden anlatılmaktadır. Rasim ise Raif efendinin iş arkadaşıdır. Raif Efendi karakter olarak içine kapanık sessiz bir yapıya sahiptir. Olaylar tam olarak Raif Efendinin bir gün hastalanıp işe gelememesi ve Rasim’in Raife bir evrakı götürmesiyle başlar. Rasim, Raif Efendinin evine gittiğinde neden içine kapanık olduğunu biraz olsun anlamıştır. Raif Efendi mutsuz bir evlilik yaşayan yaşlı bir adamdır. Kendi isteklerini dile getiremeyen saygı görmeyen bir adamdır. Raif gün geçtikçe yatağa düşmüştür. Sabahattin Ali Rasim sık sık Raif Efendiyi ziyaret etmeye başlamıştır. Ölümün sinyallerini hissetmeye başlayan Raif Efendi bir gün Rasim’den ofiste bulunan eşyalarını getirmesini kara kaplı defteri bulup yakmasını ister. Rasim bu konuşma üzerine kara kaplı defteri yakacağının sözünü verir fakat defteri yakmaz meraka kapılıp okumaya başlar. Olaylar artık defter üzerinden devam etmektedir. Raif’in babası sabun fabrikasının sahibidir ve Raif gençliğinde de oldukça yalnızdır. Babası varla yok arasındadır Raif için. Sabun işini öğrenmesi için babası tarafından Almanya’ya gönderilir. Olayın seyri burada değişmeye başlar. Almanya’da gittiği bir sergide Kürk Mantolu Madonna tablosu ile karşılaşır. Tablodan çok etkilenen Raif kadının kimliğini merak eder. Yine Tabloyu seyre daldığı bir sırada tabloda ki kadınla karşılaşır. Kadın ona tabloda ki ile benzeyip benzemediğini sorar lakin Raif içine kapanık olduğu için tabloda ki kadının annesine benzediğini söyler. Başka bir gün sokakta yine aynı kadına rastlar. Ertesi gün geldiğinde tekrar görebilmek için aynı yerde bekler onu gerçekten de görür ve takip etmeye başlar kadın bir gece kulübüne girer. Kadının burada şarkı söylediğine şahit olur. Tabloda ki kadınla burada tanışır ve adının Maria Puder olduğunu öğrenir. Artık Maria Puder ile her gün görüşmeye başlamış, gönül ilişkisi yaşamışlardır. Raif efendiye gelen bir telgraf sonrasında Almanya’dan ayrılmak zorunda kalır. Telgrafta Babasının öldüğü ve Fabrikanın başına geçmesi gerektiği yazmaktadır. Türkiye’ye döndüğünde bir süre Maria Puder ile mektuplaşırlar fakat sonrasında mektuplar kesilir. Maria’dan mektuplar kesilince senelerce ondan haber alamayan Raif Efendi yine içine kapanır. Yaklaşık 10 yıl kadar bir aradan sonra Raif yanında küçük bir kız olan bir daha önceden tanıdığı biriyle karşılaşır ondan Maria’nın hamile kaldığını ve doğum sırasında öldüğünü öğrenir. Raif olduğu yerde kala kalırken adam kızı da alır gider. Aslında gerçekte olan küçük kız Maria ve Raif efendidendir. Beni çok etkileyen ve yeri daima farklı olan bu kitabı okumanızı kesinlikle öneririm.. Kürk Mantolu Madonna kürk mantolu madonna alıntıkürk mantolu madonna ana fikrikürk mantolu madonna ana karakterkürk mantolu madonna analizkürk mantolu madonna anlatım tekniklerikürk mantolu madonna kaç sayfakürk mantolu madonna konusukürk mantolu madonna özet
Ülkemizde edebiyat severlerin en fazla rağbet ettiği yazarlardan biri hiç kuşkusuz ki Sabahattin Ali’dir yıllardır. Romanları çok satanlar listesinden hiç düşmedi . Can Yayınları geçtiğimiz günlerde “Sabahattin Ali“nin romanlarını topluca yayınladı. Topluca derken yazarın üç romanını üç ayrı cilt olarak basıldı. Bu romanlar “Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna” 1907 yılında Gümülcine nin Eğridere kasabasında doğan, çocukluğu Çanakkale ve annesinin memleketi olan Edremit’te geçen Sabahattin Ali ilk mektebi burada okudu. Ardından Balıkesir Muallim Mektebi’ne yazıldı. Sanata ilgisi bu yıllarda gelişti. 1927’de öğretmenlik diplomasını aldı ve 1928 yılında devlet tarafından eğitim için Almanya’ya gönderildi. Almanca eğitim aldı, bu sayede batılı ve Rus yazarları okuma imkanı buldu. Yurda dönüşünde ülkenin muhtelif yerlerinde ve kasabalarında öğretmenlik yaptı. Hayatı soruşturmalarla geçen Sabahattin Ali ilk kez Aydın’da öğretmenlik yaparken tutuklandı ve cezaevine girdi. Cezaevinden çıkınca Konya’ya tayin edildi. Burada da tutuklandı. Önce Konya daha sonra Sinop cezaevinde yattı. Cumhuriyetin 10’uncu kuruluş yıldönümü sebebiyle çıkan genel aftan yararlanarak serbest kaldı. 1935’de Aliye Hanım ile evlenen Sabahattin Ali Ankara’ya devlet memuriyetinin yanı sıra çeviriler de yaptı. Çeşitli dergilerde hikayeleri yayınladı. İçimizdeki Şeytan ve Kürk Mantolu Madonna’yı bu dönemde yazdı. Hakkında açılan yeni davaların gelişmesi ile birlikte 1948 yılında yurtdışına çıkmaya karar verdi. Kırklareli üzerinden Bulgaristan’a geçerken kendisine rehberlik yapan Ali Ertekin isimli şahıs tarafından öldürüldü. Sabahattin Ali’nin ölümü üzerine pek çok tartışma gündeme geldi. Bugün hala çeşitli yönleriyle karanlıkta kalsa da kimileri bu cinayetin gerisinde bazı Devlet Kurumlarının olabileceğini iddia etti. Hayatı kısaca böyle Sabahattin Ali’nin. Can Yayınları’nın yeni baskısını yaptığı 3 romanı birer cümle ile anlatalım. Kuyucaklı Yusuf Bir Aşk Hikayesi üzerinden taşrayı, taşra hayatını mütegallibeye, haksızlığa karşı baş kaldırıyı anlatır. İçimizdeki Şeytan 30’lu 40’lı yıllarda dönemin aydınlarını, onların sancılarını, arayışlarını, çelişkilerini konu alır. Kürk Mantolu Madonna ise güzel bir kadının portresinin önünde başlayan ve yıllar sonra bir defterin sayfalarında beklenmedik sürprizleri olan sarsıcı bir aşk hikayesi. Sabahattin Ali’nin birey meselesi üzerine derinleştiği romanı da diyebiliriz. Tabii böyle birer cümle ile özetlendiğinde pek bir mana ifade etmiyor anlattıklarımız. Zaten en iyisi romanları okumanız. İyi okumalar diliyoruz. Post Views 175
sabahattin ali kürk mantolu madonna kısa özet