Mustafaİslamoğlu. İNSÂN (DEHR) 76:22 - (Kendilerine): "Bunlar size ödül olarak verilmiştir; ve (bu uğurdaki) üstün gayretiniz (Allah) tarafından kabul edilmiştir" (denilecek). (Kendilerine): "Bunlar size ödül olarak verilmiştir; ve (bu uğurdaki) üstün gayretiniz (Allah) tarafından kabul edilmiştir" (denilecek).
KamerSuresi Okumanın Fazileti ve Faydaları. Rahman ve Rahim olan Allahın Adıyla.. Kamer süresinin faziletleri sırlarını en iyi bilen Yüce Allah ve Resülüdür. Kuranı Kerim önemli surelerden biri olan kamer ve ayetlerini okunduğunda manevi bir armağan verilir. Tabi kişi ne niyetle okuyup o sureyi vesile ederek duada bulunması
İnsanSuresi 11-22. Ayet Tefsiri. İnsan Suresi 23-24. Ayet Tefsiri. Allah Teâlâ önceki âyetlerde insanların dünyadaki inanç ve eylemlerinin değerine göre âhirette ulaşacakları sonuçları tasvir etmişti. Bu âyetler ise Hz.
YasinSûresi. Sûre,İbn Abbas'a göre "ey insan" anlamına gelen Yasin adını ilk âyetinden alır. Hz. Peygamber'in sûreyi bu adla andığına dair rivâyet vardır. (Ebu Davud) Buhari Tefsir, Tasin 1:Tirmizi, Sevabu'l-Kur'an 7. Sûre’nin Mekkî olduğunda herhangi bir ihtilaf yoktur. Mekke'de inmiştir.
Tarih: 22 Haziran 2022. Ashâb-ı kirâm (Radıyallâhu Anhüm Ecma‘în) olmasaydı ve onlar görevlerini en güzel şekilde yapmasaydı, biz dinimizi hem sıhhatli ve kâmil bir sûrette öğrenemez, hem de murâd-ı ilahiye uygun bir şekilde yaşayamazdık. İslâm namına sahip olduğumuz değerleri İslâm’ın ilk nesli olan ashâb-ı
İnsan Suresi 22. Ayetinin Arapçası: İnsan Suresi 22. Ayetinin Meali (Anlamı): Onlara şöyle denir: “Tüm bunlar, sizin için hazırlanmış bir mükâfattır. Dünyadaki amel ve gayretleriniz bu nedenle kabule şâyan olmuştur.”. İnsan Suresi 22. Ayetinin Tefsiri: Allah Teâlâ, önce anlatılanlara ilâveten has kulları için
k7brC. 64 Gözlerdeki perdenin kalkar, İman gelişerek artar, HAK ve HAKİKAT ilham, Kalp gözü,yaşamın anlam derinliğine varılır..... Feraset gelişir, Ayrıca göz hastalıklarının şifası için okunur. أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ , بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم "Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm. " Meali Kovulmuş Şeytandan Allah'a sığınırım. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla فَكَشَفْنَا عَنكَ غِطَاءكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَدِيدٌ Fekeşefna anke gıtaake fe basarukel yevme hadid... Biz senden örtünü kaldırdık. Artık gözün keskindir.. 50 .KAF . 22. Günde 1000 e kadar okunabilir.. Kaynak Alıntı
Kuran-ı Kerim 76. suresi olan İnsan Suresi, Medine’de nazil olmuştur ve 31 ayettir. İnsan Suresi Anlamı, Arapça-Türkçe okunuşu ve Diyanet Meali ve Faziletiİnsan Suresi, Medine döneminde inmiştir. 31 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki “insan” kelimesinden almıştır. Aynı âyette geçen “ed-Dehr” kelimesinden dolayı Dehr sûresi diye de anılır. Dehr, zaman Sure – İnsan SuresiHakkında BilgiInsan Suresi, ilk ayette geçen “insan” kelimesinden dolayı bu isimle anılmaktadır. Surede insanın yaratılışı hakkında bilgiler Dehr Suresi, Emşâc suresi gibi isimler de verilmiştir. 31 ayetten oluşan surenin Medine’de veya Mekke’de indiğine dair rivayetler vardır. Fakat içeriği göz örüne alındığında, Mekke’de inmiş olma ihtimali daha yüksektir. Mushaftaki sıralamada 76., nüzul sırasına göre ise 90. DEHR Suresi Âyet – 25 Tefsiri Açıklamasıوَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ بُكْرَةً وَأَصِيلًاVezkurisme rabbike bukraten ve asîlâasîlen.Ve Rabbinin ismini sabah ve akşam ve uzkur ve zikret 2. isme isim 3. rabbi-ke senin Rabbin, Rabbinin 4. bukreten sabah 5. ve asîlen ve akşamBismillâhirrahmânirrahîmAllah adının sabah ve akşam zikredilmesi, zikrin sadece bir bölümüdür. Kur’ân âyetlerini topladığımız zaman, zikrin 24 saat kesintisiz tamamlanmasının farz olduğunu görürüz. Hz. Muhammed ise daimî zikrin de ötesinde Nebî Resûl yani Peygamber Resûl olarak O, Allah’ın tasarrufunda idi. Yani cüz’î iradesi Allah tarafından teslim alınmış olduğundan küllî irade O’na Allah’ın Adı’nı kesintisiz bir şekilde tespih ayet her surede bir mana bir nasihat ve rahmet vardır yüce Allah bunu bildirmiş ama bunu ancak gayret edip okuyanlar görecektir bu ayette de müslümanların Allah’ı sabah akşam zikretmesi istenmiştirFazileti ve SırlarıPeygamber Efendimiz Buyururlarki İnsan Suresini İhlaslı bir şekilde okuyan her kimsenin Mükafatı Cennet’tir,İnsan Suresini Sürekli Okuyan Her kimsenin Manevi Değerleri Artar,Görünür Görünmez Her Türlü Kazadan uzak durmak için İnsan suresi 7 defa zikredilmelidir,Ahlaki Yönden Kendisini düzeltmek isteyenler İnsan Suresini bolca اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِİnsan Suresi Arapça, Latin Harfli Okunuşu Ve Türkçe MealiBismillâhirrahmânirrahîmBismillâhirrahmânirrahîmİnsan Dehr Suresi 1. Ayet Hel etâ alel insâni hînun mined dehri lem yekun şey’en mezkûrâmezkûren. İnsanın üzerinden, henüz “anılmaya değer bir şey” değilken,anılmaya değer bir varlık olana kadar uzun bir zaman geçmedi mi? ilk defa tek hücre olarak yaratılmasının üzerinden,anılmaya değer bir varlık haline gelmesine,doğmasına kadar geçen süreİnsan Dehr Suresi 2. Ayet İnnâ halaknel insâne min nutfetin emşâcin nebtelîhi fe cealnâhu semîan basîrâbasîren. Muhakkak Biz, insanı iki hücrenin birleşimi olan bir nutfeden yarattık. Onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören bir varlık Dehr Suresi 3. Ayet İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiren ve immâ kefûrâkefûren. Muhakkak ki Biz, onu Allah’a ulaştıran yola hidayet ettik. Fakat o, ya Allah’a ulaşmayı diler şükreden olur, ya da Allah’a ulaşmayı dilemez küfreden Dehr Suresi 4. Ayet İnnâ a’tednâ lil kâfirîne selâsile ve ağlâlen ve seîrâseîren. Muhakkak ki Biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli ateş Dehr Suresi 5. Ayet İnnel ebrâra yeşrebûne min ke’sin kâne mizâcuhâ kâfûrâkâfûren. Muhakkak ki ebrar olanlar, içinde kâfur bulunan kadehlerden DEHR-6 Aynen yeşrebu bihâ ibâdullâhi yufeccirûnehâ tefcîrâtefcîren. Allah’ın kulları, içtikleri o pınarı, fışkıra fışkıra gürül gürül DEHR-7 Yûfûne bin nezri ve yehâfûne yevmen kâne şerruhu mustetîrâmustetîren. Nezirlerini adaklarını ifa ederler yerine getirirler. Ve şerri heryere yayılan günden DEHR-8 Ve yut’imûnet taâme alâ hubbihî miskînen ve yetîmen ve esîrâesîren. Ve sevdiği taamı yemeği, miskinlere fakir ve yoksullara, yetimlere ve esir olanlara DEHR-9 İnnemâ nut’imukum li vechillâhi lâ nurîdu minkum cezâen ve lâ şukûrâşukûren. Biz sadece Allah’ın vechi için sizi doyuruyoruz. Sizden bir karşılık ve teşekkür DEHR-10 İnnâ nehâfu min rabbinâ yevmen abûsen kamtarîrâkamtarîren. Muhakkak ki biz, yüzlerin asık olduğu, belâlı, zor günde Rabbimizden DEHR-11 Fe vekâhumullâhu şerra zâlikel yevmi ve lakkâhum nadreten ve surûrâsurûren. Oysa Allah, onları işte böyle bir günün şerrinden korudu. Ve onları, pırıl pırıl bir yüze ve surura sevince DEHR-12 Ve cezâhum bimâ saberû cenneten ve harîrâharîren. Ve sabırlarından dolayı onları cennetle ve ipek elbiselerle DEHR-13 Muttekiîne fîhâ alel erâikerâiki, lâ yeravne fîhâ şemsen ve lâ zemherîrâzemherîren. Orada tahtlar üzerinde yaslanırlar. Orada güneş şiddetli sıcak ve şiddetli dondurucu soğuk DEHR-14 Ve dâniyeten aleyhim zılâluhâ ve zullilet kutûfuhâ tezlîlâtezlîlen. Onun ağaçlarının gölgesi, onların üzerine yakındır. Ve onun olgunlaşmış meyveleri emre hazır olarak DEHR-15 Ve yutâfu aleyhim bi âniyetin min fıddatin ve ekvâbin kânet kavârîrâkavârîren. Ve gümüşten kaplar ve billur kadehler ile onların etrafından DEHR-16 Kâvarîra min fıddatin kadderûhâ takdîrâtakdîren. Gümüşten kadehler ki onların miktarını DEHR-17 Ve yuskavne fîhâ ke’sen kâne mizâcuhâ zencebîlâzencebîlen. Ve orada, muhtevası zencefil olan kadehler DEHR-18 Aynen fîhâ tusemmâ selsebîlâselsebîlen. Orada “selsebîl” diye isimlendirilen bir pınar DEHR-19 Ve yetûfu aleyhim vildânun muhalledûnmuhalledûne, izâ reeytehum hasibtehum lu’luen mensûrâmensûren. Ve ölümsüz genç delikanlılar onların etrafında dolaşırlar. Sen onları gördüğün zaman saçılmış inciler DEHR-20 Ve izâ reeyte semme reeyte naîmen ve mulken kebîrâkebîren. Ve baktığın zaman orada ni’metler, büyük bir mülk ve saltanat görmüş DEHR-21 Âliyehum siyâbu sundusin hudrun ve istebrakun ve hullû esâvira min fıddahfıddatin, ve sekâhum rabbuhum şarâben tahûrâtahûren. Onların üstlerinde yeşil ince ipekten ve işlenmiş atlastan elbiseler vardır. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Ve Rab’leri onlara temiz lezzetli içecekler şaraplar DEHR-22 İnne hâzâ kâne lekum cezâen ve kâne sa’yukum meşkûrâmeşkûren. Muhakkak ki bu, sizin mükâfatınız oldu. Ve sizin çabalarınız teşekküre lâyık olmuştur takdir edilmiştir.76/İNSÂN DEHR-23 İnnâ nahnu nezzelnâ aleykel kur’âne tenzîlâtenzîlen. Muhakkak ki Biz, Biz sana Kur’ân’ı, tenzil ederek âyet âyet DEHR-24 Fasbir li hukmi rabbike ve lâ tutı’minhum âsimen ev kefûrâkefûren. Artık Rabbinin hükmüne sabret. Onlardan kâfir veya günahkâr olanlara itaat DEHR-25 Vezkurisme rabbike bukreten ve asîlâasîlen. Ve Rabbinin ismini sabah ve akşam DEHR-26 Ve minel leyli fescud lehu ve sebbihhu leylen tavîlâtavîlen. Ve artık, gecenin bir kısmında O’na secde et. Ve geceleyin uzun uzun O’nu tesbih DEHR-27 İnne hâulâi yuhıbbûnel âcilete ve yezerûne verâehum yevmen sekîlâsekîlen. İşte onlar, muhakkak ki çabuk geçen dünya hayatını seviyorlar. Zor, çetin günü arkalarına atıyorlar umursamıyorlar.76/İNSÂN DEHR-28 Nahnu halaknâhum ve şedednâ esrehum, ve izâ şi’nâ beddelnâ emsâlehum tebdîlâtebdîlen. Onları Biz yarattık. Ve bağlarını Biz kuvvetlendirdik. Ve dilediğimiz zaman onları emsalleri ile DEHR-29 İnne hâzihî tezkirehtezkiretun, fe men şâettehaze ilâ rabbihî sebîlâsebîlen. Muhakkak ki bu bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine bir yol ittihaz eder edinir.İnsan Dehr Suresi 30. Ayet Ve mâ teşâûne illâ en yeşâallâhyeşâallâhu, innallâhe kâne alîmen hakîmâhakîmen. Ve Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Muhakkak ki Allah; Alîm’dir, Hakîm’dir hüküm ve hikmet sahibidir.İnsan Dehr Suresi 31. Ayet Yudhilu men yeşâu fî rahmetihrahmetihî, vez zâlimîne eadde lehum azâben elîmâelîmen. O dilediği kişiyi, rahmetinin içine dahil eder. Ve zalimler, onlar için elîm azap Kerim Sıralı Tüm Sureler ListesiKuran-ı Kerim Hakkında BilgiKur’ân-ı Kerim Nüzul İniş Sırasına göre SurelerFatiha SuresiBakara SuresiBakara Suresi FaziletleriYasin suresiKısa Namaz Sureleri
Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Yaḣrucu minhumâ-llu/lu-u velmercânuHer ikisinden de inci ve mercan çıkar.O denizlerin hepsinden de İnci ve mercan ve tuzlu suyu olan bu iki denizden de, inci ve mercanlar de inci, mercan Kur’an-ı Kerim, 35/ de inci ve mercan de inci ve mercan tuzlu denizlerden inci ile mercan 23. Onlardan inci ve mercan çıkar. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?İkisinden de inci ve mercan çıkar, mercan çıkar onlardanO denizlerin her ikisinden de inci ve mercan iki bahirde inci ve mercan iki denizden de inci ve mercan denizlerin her ikisinden de inci ve mercan de inci ve mercan de inci ve mercan de inci ve mercan onlardan inci ile mercanİkisinden de inci ve mercan iki deniz den büyük ve küçük inci ve mercan ikisinden inci ve mercan çıkar!İki denizden de inci ve mercan iki denizden inci ile mercan iki denizden inci ve mercan ikisinden de inci ve mercan çıkarİkisinden de inci ve mercan içe bulundukları hâlde, birbirine karışmayan farklı özellikteki bu su kütlelerinin her ikisinden de, sedef, inci ve mercan gibi süs eşyaları İnci ve Mercan iki denizden inciler mercanlar çıkarken,O denizlerin her ikisinden biri tatlı biri tuzlu olmasına rağmen inci ve mercan çıkar. İkisinden de inci ve mercan iki denizden de inci ve mercan [su kütle]lerinin ikisinden büyüklü küçüklü inciler denizlerden inci ve mercan çıkar. 35/12O ikisinden inci ve mercan çıkar[⁴⁸⁴⁸][4848] Veya Ferrâ’nın tercihiyle “irili ufaklı inciler çıkar”. İnsan merkezli bir anlamanın izini sürerek bu âyeti Allah Rasûlü’nün şu sözü ışığında ... Devamı..O ikisinden inci ile mercan her ikisinden inci ve mercan çıkar. [35, 12]İkisinden de inci ve mercan iki denizden inci ile mercan inci ve mercan inci ile mercan onlardan inci ile ol ikiden incü daħı setikÇıḳar ikisinden incü bile o iki dənizdən inci və mərcan cometh forth from both of them the pearl and coral of them come Pearls and Coral51865186 Pearls are produced by the oyster and coral by the polyp, a minute marine creature which, working in millions, has by its secretions produced the... Devamı..
Hadid Suresi 22. ayeti ne anlatıyor? Hadid Suresi 22. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...Hadid Suresi 22. Ayetinin Arapçasıمَٓا اَصَابَ مِنْ مُص۪يبَةٍ فِي الْاَرْضِ وَلَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ اِلَّا ف۪ي كِتَابٍ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَبْرَاَهَاۜ اِنَّ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌۚ Hadid Suresi 22. Ayetinin Meali Anlamıİster kıtlık, kuraklık, deprem gibi yeryüzünde meydana gelen bir musîbet olsun, ister hastalık, açlık, ölüm gibi kendi canlarınızda, onu daha biz yaratmadan önce o bir kitapta yazılıdır. Şüphesiz bu, Allah’a göre pek Suresi 22. Ayetinin TefsiriAllah Teâlâ’nın emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınmada, mağfiret ve cennet için yarışa cesaret edip başkalarını geçmek üzere müsâbakaya girmede bir takım dünyevî zorluklar, zararlar, sıkıntılar ve musîbetlerle karşılaşmak mukadderdir. Bunlar ya insanın yaşadığı yer veya bizzat kendi nefsine taalluk eden musibetler olabilir. Yerle ilgili musîbetler kuraklık, kıtlık, hayvanlara veya ürünlere ârız olan âfetler, evlerin yıkılması, yanması, arazinin zâyi olması, deprem ve benzeri gibi zararlardır. Nefislerdeki musibetler ise ölüm, hastalık, yara, bere, kırık, hapis, işkence, açlık, susuzluk gibi canlara ârız olabilecek acılardır. Bunlar henüz meydana gelmeden çok önce Allah Teâlâ tarafından Levh-i Mahfuz’a yazılmıştır. Kimin başına nelerin geleceği en ince ayrıntısına kadar alın yazısı olarak tespit edilip kayda geçirilmiştir. Bunları yazmak ve yazılanları gerçekleştirmek Cenâb-ı Hak için pek kolaydır. Yazılanlar, hayırda yarışanların ve cennete koşanların başına geleceği gibi, kaçanların da, oturup zevk ve eğlencelerine bakanların da başlarına gelecektir. O halde bunları bahane ederek yapılması gerekenleri yapmaktan geri durmamalı, hatta bu hususta daha da gayretli olmalıdır. Kalbini zahiren hayır veya şer görüntüsü içinde vuku bulan hadiselerden ziyade Allah’a bağlamak, insan olmak hasebiyle müteessir olunsa da olaylar karşısında muvazeneyi bozmadan yola devam etmek gerekir. Ne kaybedilen şey sebebiyle neşet eden üzüntünün ıstırabına, ne de elde edilen menfaatten doğan sevincin gurur ve heyecanına kendini kaptırmak doğru olmaz. Hepsinin Allah’tan geldiğini ve içinde nice hikmetler olduğunu bilerek, her iki halde de gönlü Allah’ın mağfiret ve rızâsı sevincine bağlayıp huşu ve rızâ hisleriyle sadece kulluk vazifesinin derdinde olunmalıdır. Abdullah b. Abbas şu sözü ne kadar güzeldir “Olaylar karşısında duruma göre sevinmeyen ve üzülmeyen kimse yoktur. Mühim olan, kişinin başına gelen musibeti sabır, hayrı da şükür ile karşılamasıdır.” Taberî, Câmiu’l-beyân, XXVII, 305 Şâir der ki “Oldu olacak, olmayacak olmadı aslâ Âlemde nice yok yere say ü hazer ettim.” Tayyar Paşa “Ömrüm boyunca lüzumsuz yere çırpındım durdum. Olmasını arzu ettiğim şeylerin peşinden koştum; vukuunu istemediğim işlerden kaçmaya uğraştım. Fakat hepsi nâfile… Allah’ın takdirinde nasıl tâyin ve tespit edilmiş ise, her iş o ilâhî programa göre tahakkuk ve tecelli etti. Olacak» diye yazılmış iseler hepsi oldu. Olmayacak» diye yazılanların ise hiçbiri olmadı.” Ebû Osmân el-Hîrî der ki “İnsan kemâl derecesini bulmak istiyorsa, kalbinde şu dört şey eşit olacaktır اَلْمَنْعُ men Yani elden alınan veya elde edilecek bir şeyin verilmeyişi ile, اَلْعَطَاءُ atâ Yani bir şeyin verilişi… Bu ikisi bir olacak. Ne ona gücenme olacak, ne buna güvenme ve sevinme… اَلْعِزَّةُ izzet İnsanın kalbinde bu izzet hâli ne kadar yer işgal ediyorsa; aksi olan اَلذِّلَّةُ zillet Ondan daha farklı bir yer tutmayacak.” Velîler Ansiklopedisi, I, 288 Bunun içindir ki, kadere teslimiyet göstermeme, insanda Allah’ın sevmediği bir kısım vasıfların ortaya çıkmasına sebep olur. Bunlardan biri, kendinde bir fazilet tahayyül edip kibirlenmek, kendini beğenmek; diğeri de kendini üstün bilip başkalarını değersiz görerek övünmektir. O halde bir taraftan Allah’ın razı olacağı işler yaparken, bir taraftan da Allah’ın sevmediği kendini beğenme, böbürlenme, çokça övünme, büyüklenme, cimrilik yapma ve başkalarına cimriliği öğütleme gibi kötü sıfatlardan uzak durulmalıdır. Çünkü bunlar, kalplerine imanın halâvet ve neş’esi yerleşmeyen münafık karakterli insanların mezmûm vasıflarıdır. Şu da bilinmelidir ki, Allah ganîdir; kimsenin kulluğuna ve ibâdetine asla muhtaç değildir. O zatı, en güzel isimleri, sıfatları ve fiilleriyle bizâtihî her türlü övgüye layıktır. İşte Allah Teâlâ, hayatın bütün yönleriyle bu ilâhî ölçülere göre düzenlenmesi için peygamberleri göndermiştir Hadid Suresi tefsiri için tıklayınız...Kaynak Ömer Çelik TefsiriHadid Suresi 22. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız... İslam ve İhsan
Meal Ayet Arapça سَيَقُولُونَ ثَلٰثَةٌ رَابِعُهُمْ كَلْبُهُمْۚ وَيَقُولُونَ خَمْسَةٌ سَادِسُهُمْ كَلْبُهُمْ رَجْمًا بِالْغَيْبِۚ وَيَقُولُونَ سَبْعَةٌ وَثَامِنُهُمْ كَلْبُهُمْۜ قُلْ رَبّ۪ٓي اَعْلَمُ بِعِدَّتِهِمْ مَا يَعْلَمُهُمْ اِلَّا قَل۪يلٌ۠ فَلَا تُمَارِ ف۪يهِمْ اِلَّا مِرَٓاءً ظَاهِرًۖا وَلَا تَسْتَفْتِ ف۪يهِمْ مِنْهُمْ اَحَدًا۟ Türkçe Okunuşu * Seyekûlûne śelâśetun râbi’uhum kelbuhum veyekûlûne ḣamsetun sâdisuhum kelbuhum racmen bilġaybis veyekûlûne seb’atun veśâminuhum kelbuhumc kul rabbî a’lemu bi’iddetihim mâ ya’lemuhum illâ kalîlunk felâ tumâri fîhim illâ mirâen zâhiran velâ testefti fîhim minhum ehadân 1. Ömer Çelik Meali İnsanlar, bu kıssanın verdiği dersler üzerinde düşünecek yerde “Onlar üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. “Beş kişidir, altıncıları köpekleridir” diyecekler. Bunların yaptıkları gaybı taşlamaktan ibarettir. Bir grup da “Onlar yedi kişidir, sekizincileri köpekleridir” diyecekler. De ki “Rabbim onların sayısını daha iyi bilir. Zâten onlar hakkında doğru bilgi sahibi olan çok az insan vardır.” O halde onlar hakkında Kur’an’da haber verilen açık delillerin dışında kimseyle tartışmaya girme ve onlarla ilgili olarak hiç kimseye bir şey sorma! 2. Diyanet Vakfı Meali İnsanların kimi Onlar üç kişidir; dördüncüleri de köpekleridir» diyecekler; yine Beş kişidir; altıncıları köpekleridir» diyecekler. Bunlar bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. Kimileri de Onlar yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir» derler. De ki Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir. Onlar hakkında bilgisi olan çok azdır. Öyle ise Ashâb-ı Kehf hakkında, delillerin açık olması haricinde bir münakaşaya girişme ve onlar hakkında ileri geri konuşan kimselerin hiçbirinden malumat isteme. 3. Diyanet İşleri Eski Meali Karanlığa taş atar gibi, "Mağara ehli üçtür, dördüncüleri köpekleridir" derler, yahut, "Beştir, altıncıları köpekleridir" derler, yahut "Yedidir, sekizincileri köpekleridir" derler. De ki "Onların sayısını en iyi bilen Rabbim'dir. Onları pek az kimseden başkası bilmez." Bunun için, onlar hakkında, bu kısaca anlatılanın dışında, kimseyle tartışma ve onlar hakkında kimseden bir şey sorma. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Ey Muhammed! Bazıları bilmedikleri şey hakkında atıp tutarak “Onlar üç kişidirler, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine, “Beş kişidirler, altıncıları köpekleridir” diyecekler. Şöyle de diyecekler “Yedi kişidirler, sekizincileri köpekleridir.” De ki “Onların sayısını Rabbim daha iyi bilir. Zaten onları pek az kimse bilir. O hâlde, onlar hakkında Kur’an’daki apaçık tartışmayı aktarmakdan başka tartışmaya girme ve bunlar hakkında onlardan hiçbirine bir şey sorma.” 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Ashabı Kehf'in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Diğer bazıları da "Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir " diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. kimileri de "Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir" derler. De ki "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir." Onları ancak pek azı bilir, Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma! 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Üçtür, dördüncüleri köpekleri diyecekler, beştir, altıncıları köpekleri diyecekler, gayb taşlama, yedidir ve sekizincileri köpekleri diyecekler, de ki onların adedlerine rabbım a'lemdir, onları ancak pek azı bilir, artık bunlar hakkında kimse ile zâhiri bir münakaşadan başka münakaşa etme ve bunlar hakkında onlardan kimseye bir şey sorma 7. Hasan Basri Çantay Meali Sayıları üçdür, dördüncüleri köpekleridir» diyecekler, Beşdir, altıncıları köpekleridir» diyecekler. İkisi de ğaybı taşlamakdır. Yedidir sekizincileri kelbleridir» diyecekler. Söyle ki Rabbim onların sayısını daha iyi bilendir. Onları insanların birazından başkası bilemez». O halde bunlar hakkında zaahirî bir münâkaşadan gayrı ile mücâdele etme. Bunlara dâir içlerinden hiç bir kimseden fetva da isteme. 8. Hayrat Neşriyat Meali Ehl-i kitâbın bir kısmı “Onlar üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir” diyecekler. Yine bir kısmı “Onlar beş kişidir, altıncıları köpekleridir” diyecekler.Hâlbuki bunlar gayba karanlığa taş atmak kabîlindendir ve mü'minler ise “Onlaryedi kişidir, sekizincileri köpekleridir” diyecekler. De ki “Rabbim, onların sayılarını en iyi bilendir! Onları ancak pek az kimseler bilir.” Öyle ise onlar hakkında Kur'ân'da bildirilen açık delillerin dışında münâkaşaya girme ve onlar hakkında bunlardan hiçkimseye bir şey sorma! 9. Ali Fikri Yavuz Meali Ehl-i kitab, Hz. Peygamber Aleyhisselâmın huzurunda “- Yiğitlerin sayısı üçtür, dördüncüleri de köpekleridir.” diyecekler; “-Sayıları beştir, altıncıları da köpekleridir.” diyecekler ve gayb için zanda bulunacaklar. Müminler de “-bunlar yedi kimsedir, sekizincileri köpekleridir.” diyecekler. Ey Rasûlüm, sen, onlara de ki “-Rabbim, bunların sayısını daha iyi bilendir; kendilerini ancak pek az kimseler bilir. Artık bunlar hakkında zahiri bir münakaşadan başka bir münakaşa yapma işi derinleştirmeden Kur'ân'da vahyolunanla iktifa et ve bunlara dair ehl-i kitabdan kimseye bir şey sorma.” 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Diyeceklerdir ki Onlar üçtür, dördüncüleri köpekleridir» ve diyeceklerdir ki Beştir, altıncıları köpekleridir.» Bu iki söz Gayba taş atmaktır ve diyeceklerdir ki Yedidirler. Sekizincileri de köpekleridir.» De ki Onların adetlerini en ziyâde bilen Rabbimdir. Onları ancak pek azı bilir.» Artık onların hakkında zahiri bir mücadeleden başka münakaşada bulunma ve onlara dair bunlardan hiçbirinden bir fetva da isteme. 11. Ümit Şimşek Meali Diyecekler ki, “Onlar üçtür; dördüncüsü köpekleridir.” Yine diyecekler ki, “Onlar beştir; altıncısı köpekleridir.” Bütün bunlar gayb taşlamaktır. Yahut “Onlar yedidir; sekizincisi köpekleridir” diyecekler. Sen de ki Onların sayısını en iyi bilen Rabbimdir. İnsanlardan ise pek azı onları bilir. Onun için, onlar hakkında açık olan delillerden daha ötesi için tartışmaya girme; hiç kimseden de onlar hakkında birşey sorma. 12. Yusuf Ali English Meali Some say they were three, the dog being the fourth among them; others say they were five, the dog being the sixth,- doubtfully guessing at the unknown; yet others say they were seven, the dog being the eighth. Say thou "My Lord knoweth best their number; It is but few that know their real case." Enter not, therefore, into controversies concerning them, except on a matter that is clear, nor consult any of them about the affair of the Sleepers. Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Kehf Sûresi 22. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.
insan suresi 22 ayet fazileti