Buderste İngilizce sıfatlar (adjectives) konu anlatımının yer aldığı, sıfatların tanıtıldığı ve sıfatlar ile ilgili örnek kelime ve cümlelerin verildiği bir yazı. İngilizcede sıfatlar, bir ismin önüne gelerek, o ismi sahip olduğu özellikler yönünden. niteleyen ya da belirten sözcüklerdir.
Active People say he was working very hard. Passive 1: It’s said that he was working very hard. Passive 2: He is said to have been working very hard. Future Tense(will or going to) Noun Clause : Active: People expect that the rate of exchange will go down soon. Passive 1: It’s expected that the rate of crime will go down soon.
Bazenen batı Doğu milleti olduğumuz söylenir. And it is said that the princess returned to her father's kingdom. Prensesin, babasının krallığına geri döndüğü söylenir. Because it is said that the asteroid mine will sustain humanity for many years. Çünkü göktaşlarındaki madenin yıllarca insanlığa yeteceği söyleniyor.
Theactive voice checker will help you identify potential mistakes so that you can improve your writing. The software will do a thorough language check using a powerful algorithm. It will locate the type of voice you have used, as well as identifying possible grammar issues. You can correct the points that the online tool has located, or leave
SimplePast Tense Konu Anlatımı 15 yıllık öğretmenlik hayatımda en çok sevdiğim derslerde bir tanesi. Simple past tense İngilizce de basit geçmiş zaman olarak adlandirılır. Simple past tense İngilizce de basit geçmiş zaman olarak adlandirılır.
Stories for Gerunds and Infinitives (directly below) Warm-up Questions; Clarifying Questions Activity; Some rules in English just need to be memorized If not, feel free to review the rules and go over with the exercises Foxfi Used to say WHY we do something Free interactive and printable exercises about English verbs and tenses In this gerund
uJ50. He is said to… – It’s said that… Yapıları Ana cümle + İsim cümlesi şeklinde kurulmuş olan cümleleri iki farklı şekilde edilgen yapabiliriz. Ancak bu iki cümlenin de Türkçe’ye çevirisi aynı yapılır. Örneğin; Etken Everyone says that Jessica lives in America now. / Herkes Jessicanın şimdi Amerika’da yaşadığını söylüyor. Edilgen It is said that Jessica lives in America now. / Jessicanın şu anda Amerika’da yaşadığı söyleniyor. Edilgen Jessica is said to live in America now. / Jessicanın şu anda Amerika’da yaşadığı söyleniyor. Etken People believe that he is the modern Albert Einstein. / İnsanlar onun yeni Albert Einstein olduğuna inanıyor. Edilgen It is believed that he is the modern Albert Einstein. / Onun yeni Albert Einstein olduğuna inanılıyor. Edilgen He is believed to be the modern Albert Einstein. / Onun yeni Albert Einstein olduğuna inanılıyor. Kısaca diyebiliriz ki birinci tip edilgen cümleye “it’s + fiilin üçüncü hali” yapısı ile başlanır ve “that” cümlesi aynen eklenir. İkinci tip edilgen cümleye ise “isim cümlesi”ndeki özne ile başlanır. Aşağıda ise bu edilgen yapının zamanlara göre çekimlerine yer verilmiştir. 1- Present “be” am, is, are They say that the woman upstairs is the boy’s mother. / Yukarıdaki kadının çocuğun annesi olduğunu söylüyorlar. It is said that the woman upstairs is the boy’s mother. / Yukarıdaki kadının çocuğun annesi olduğu söyleniyor. The woman upstairs is said to be the boy’s mother. / Yukarıdaki kadının çocuğun annesi olduğu söyleniyor. 2- Simple Present I understand that she loathes children. / Onun çocuklardan nefret ettiğini görüyorum. It is understood that she loathes children. / Onun çocuklardan nefret ettiği anlaşılıyor. She is understood to loathe children. / Onun çocuklardan nefret ettiği anlaşılıyor. 3- Past “be” was, were People say that they were very rich in the past. / İnsanların onların eskiden çok zengin olduklarını söylüyor. It is said that they were very rich in the past. / Onların eskiden çok zengin oldukları söyleniyor. They are said to have been very rich in the past. / Onların eskiden çok zengin oldukları söyleniyor. 4- Simple Past They claim that Anastasia left the building about an hour ago. / Anastasianın binayı yaklaşık bir saat önce terk ettiğini iddia ediyorlar. It is claimed that Anastasia left the building about an hour ago. / Anastasianın binayı yaklaşık bir saat önce terk ettiği iddia ediliyor. Anastasia is claimed to have left the building about an hour ago. /Anastasianın binayı yaklaşık bir saat önce terk ettiği iddia ediliyor. 5- Present Perfect People think that I have deserted my family. / İnsanlar benim ailemi terk ettiğimi düşünüyor. It is thought that I have deserted my family. / Benim ailemi terk ettiğim düşünülüyor. I’m thought to have deserted my family. / Benim ailemi terk ettiğim düşünülüyor. 6- Present Progressive They think that she is sleeping in her bedroom now. / Onu şimdi odasında uyuyor diye düşünüyorlar sanıyorlar. It is thought that she is sleeping in her bedroom now. / Onun şimdi odasında uyuduğu sanılıyor. She is thought to be sleeping in her bedroom now. / Onun şimdi odasında uyuduğu sanılıyor. 7- Past Progressive Employees say that the intern was working very hard. / Çalışanlar stajyerin çok çalışıyor olduğunu söylüyorlar. It is said that the intern was working very hard. / Stajyerin çok çalışıyor olduğu söyleniyor. The intern is said to have been working very hard. / Stajyerin çok çalışıyor olduğu söyleniyor. 8- Future Tense will / going to People expect that the ceasefire will / is going to be over soon and the fighting in Gaza will / is going to resume. / İnsanlar ateşkesin yakında biteceğini ve Gazze’deki çatışmaların devam etmesini bekliyor. It is expected that the ceasefire will / is going to be over soon and the fighting in Gaza will / is going to resume. / Ateşkesin yakında bitmesi ve Gazze’deki çatışmaların devam etmesi bekleniyor. The ceasefire is expected to be over soon and the fighting in Gaza is expected to resume / to be resuming. / Ateşkesin yakında bitmesi ve Gazze’deki çatışmaların devam etmesi bekleniyor. 9- Present Passive am, is, are done People say that a lot of children are kidnapped every day. / İnsanlar her gün bir sürü çocuğun kaçırıldığını söylüyor. It is said that a lot of children are kidnapped every day. / Her gün bir sürü çocuğun kaçırıldığı söyleniyor. A lot of children are said to be kidnapped every day. / Her gün bir sürü çocuğun kaçırıldığı söyleniyor. 10- Past Passive was, were done They report that hundreds of people were injured in the incident. / Faciada yüzlerce insanın yaralandığını bildiriyorlar. It is reported that hundreds of people were injured in the incident. / Faciada yüzlerce insanın yaralandığı bildiriliyor. Hundreds of people are reported to have been injured in the incident. / Faciada yüzlerce insanın yaralandığı bildiriliyor. Eğer ana cümledeki yüklem geçmiş zaman pasttense ise, edilgen cümlede “was, were” kullanmamız gerekir. Örnekle açıklayalım; Everyone believed that Sarah had committed the crime. / Herkes suçu Sarahnın işlediğine inandı. It was believed that Sarah had committed the crime. / Suçu Sarahnın işlediğine inanıldı. Sarah was believed to have committed the crime. / Suçu Sarahnın işlediğine inanıldı. Daha önce; ana cümlenin yüklemi “present” ve yan cümleciğin yükleminin de “past” olduğu, yani iki eylemin arasında zaman farkı olduğu zaman, edilgen cümlede “to have done” yapısının kullanıldığından bahsetmiştik. Bu yapının kullanılmasındaki amaç, eylemler arasındaki zaman ilişkisinin vurgulanmak istenmesidir. Örneğin; People believe that Jack lied to the Police deliberately. / İnsanlar Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanıyor. believe present, lied past It is believed that Jack lied to the Police deliberately. / Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanılıyor. Jack is believed to have lied to the Police deliberately. / Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanılıyor. Hem temel cümle hem de yan cümleciğin yükleminin “past” olduğu durumlarda iki eylem arasında zaman farkı olmadığı için bu ifade edilgen yapıya “to do / to be doing” şeklinde aktarılır. Eğer yan cümledeki eylem daha önce gerçekleşmiş ise edilgen cümlede bunu “past perfect / past perfect continuous“ olarak ifade edilmesi gerekir. Böyle bir durumda edilgen cümlede yine “to have done / to have been doing” kullanılarak iki eylem arasındaki fark gösterilir. Örneklerle açıklayacak olursak; Everyone believed that I told the truth. / Herkes benim doğruyu söylediğime inandı. believed past, told past I was believed to tell the truth. / Doğruyu söylediğime inanıldı. They believed that Jack had lied to the Police deliberately. / İnsanlar Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inandılar. believed past, had lied past perfect Jack was believed to have lied to the Police deliberately. / Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanıldı. They said that the new manager had been taking over more and more of the executive responsibilities for six months. / Yeni müdürün altı aydır gittikçe daha fazla idari sorumluluk aldığını söylediler. It was said that the new manager had been taking over more and more of the executive responsibilities for six months. / Yeni müdürün altı aydır gittikçe daha fazla idari sorumluluk aldığı söylendi. The new manager was said to have been taking over more and more of the executive responsibilities for six months. / Yeni müdürün altı aydır gittikçe daha fazla idari sorumluluk aldığı söylendi. Burada bazılarını verdiğimiz fiillerden bu edilgen yapı ile yaygın olarak kullanılanlar think, suppose, consider, believe, estimate, assume, acknowledge, allege, report, expect, understand, claimve say gibi fiillerdir.
Reported speech ya da indirect speech olarak bilinen ve Türkçede dolaylı anlatım olarak karşılık bulan İngilizce gramer konusu, bir başkasının ifade ettiği cümleleri karşı tarafa diye söyledi, diye ifade etti’ gibi kalıplar ile aktarabilmenizi sağlamaktadır. Kendi dilimizde konuşurken belki de zaman zaman farkında bile olmadan kurduğumuz dolaylı anlatım cümleleri İngilizce öğrenmeye yeni başlamış biri için biraz zor olabilecek olsa da, direkt cümleleri iyi öğrenmiş ve bunlar üzerinde pratiğini tamamlamış olan kişilerin dolaylı anlatım ile de bir sıkıntı yaşama ihtimali düşük reported speech konu anlatımı ile ilgili detaylı bilgilere ulaşabileceğiniz yazımızda aşağıdaki maddeler ile ilgili de bilgilere erişebilirsiniz;Reported speech questions sorularReported speech examples örneklerReported speech rules kurallarReported speech tense değişimleri reported speech zaman değişim tablosu / tense changes in reported speechDirect speech reported speech farkıBu ve daha fazlası için yazımızın devamını inceleyebilirsiniz. Keyifli okumalar Speech Nasıl Kullanılır? Dilerseniz reported speech nasıl kullanılır? başlığı ile çalışmamıza başlayalım. Türkçesi dolaylı anlatım’ olan reported speech, bir kişinin söylediği bir şeyi bir başkasına ifade ederken kullandığımız bir dil bilgisi öğesidir. Bir başka deyişle, cümleyi direkt değil de dolaylı anlatım ile ifade etme cümledeki olayın tarihi geçmiş zaman, şimdiki zaman ya da gelecek zaman içerisinde kendine bir yer bulabilir. Bahsi geçen olay bir başkasına iletilirken ise, aynı şekilde şimdiki zaman, geçmiş zaman ya da gelecek zaman ifadeleri daha rahat anlaşılabilmesi için temel bir örnek ile devam edelim;Orijinal cümle Ashley I like to ride a bike. Ashley Bisiklet sürmeyi severim. / Bu Ashley’nin ağzından çıkan speech örneği Ashley said I like to ride a bike.’ Ashley, bisiklet sürmeyi severim’ dedi. / Bu cümle Ashley’nin ağzından çıkan cümlenin aktarılması şeklidir. İngilizce gramerde bu tarz cümleler direct speech örnekleri olarak speech / reported speech örneği Ashley said that she likes to ride a bike. Ashley, bisiklet sürmeyi sevdiğini söyledi. / Bu cümle ise, olay dolaylı yoldan ifade edilmektedir. Reported speech’e bir örnek olan bu cümlede özne ve iyelik ekleri cümleye göre uyarlanmıştır. Bazı reported speech cümlelerinde, tense yani zamanlar da değiştirilmelidir fakat bu cümle genel bir yargıyı ifade etmesi bakımından buna ihtiyaç speech kullanımında, anlatılanlar bir adım geri alınarak ifade edilmelidir. Bir başka deyişle cümledeki zamanlar bir zaman dilimi geri alınarak söylenmelidir. Aynı şekilde zaman zarflarının da bir geçmiş zamana uyarlanması cümleyi reported speech haline çevirirken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tense yani zamanlardır. Cümleyi dönüştürürken bir geçmiş zaman üzerinden ifade etmeniz gerekmektedir. Bir başka deyişle, direct speech hangi zaman üzerinden verilmişse, indirect speech onun bir geçmiş zamanı üzerinden ifade değişimlerini beraber inceleyelim; Direct Speech / Direkt AnlatımIndirect Speech Reported Speech / Dolaylı AnlatımPresent Simple Geniş ZamanPast Simple Geçmiş ZamanPresent Continuous Şimdiki ZamanPast Continuous Geçmiş Zamanda SüreklilikPresent Perfect Yakın GeçmişPast Perfect Mişli Geçmiş ZamanPast Simple Geçmiş ZamanPast Simple / Past Perfect Geçmiş Zaman / Mişli Geçmiş ZamanPast Continuous Geçmiş Zamanda SüreklilikPast Continuous / Past Perfect Continuous Geçmiş Zamanda Süreklilik / Mişli GeçmişFuture Simple Gelecek ZamanWouldReported speech tense değişimleri örnekleri Direct speech örneği My boyfriend said I will write to you the next day.’ Erkek arkadaşım ertesi gün sana yazacağım dedi.Indirect speech dönüşümü My boyfriend said -that- he would write to me the next day. Erkek arkadaşım ertesi gün bana yazacağını söyledi.Direct speech örneği He said I am cleaning my room.’ O odamı temizliyorum’ dedi.Indirect speech dönüşümü He said -that- he was cleaning his room. O, odasını temizlediğini söyledi.Direct speech örneği My cousin said Ricky was cooking the dinner when Jane called him.’ Kuzenim, Ricky, Jane onu aradığı zaman akşam yemeğini pişiriyordu’ dedi.Indirect speech dönüşümü My cousin said -that- Ricky had been cooking the dinner, when Jane had called him. Kuzenim, Jane onu aradığında Ricky’nin akşam yemeği hazırladığını söyledi.Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var, doğruluğu her daim geçerli olan durumlar için ve dolaylı anlatım esnasında gerçekleşen olaylar için tense yani zamanları speech örneği A girl said “The Sun rises every morning.” to me. Indirect speech dönüşümü A girl said to me that the Sun rises every speech örneği Your boyfriend says “I love her”Indirect speech dönüşümü Your boyfriend says he loves Pronouns, Possessive Pronouns ve Possessive Adjectives Kullanımı Kişi zamirleri anlamına gelen personal pronouns I, you, he, she, it, we, you, they, iyelik zamirleri anlamına gelen possessive pronouns mine, yours, his, hers, its, ours, yours, theirs ve iyelik sıfatları anlamına gelen possessive adjectives my, your, his, her, its, our, your, their direct speech’i indirect speech / reported speech yani dolaylı anlatıma dönüştürürken cümle kurulurken kullanılan I yani ben kişi zamiri, cümle reported speech’e dönüştürülürken he / she yani o kişi zamirine dönüştürülmelidir. Buna ek olarak görevi aitlik bildirmek olan iyelik zamirleri ve iyelik sıfarları da uygun bir şekilde ile ilgili cümle örneklerini inceleyelim;Direct speech örneği Remziye said “My cousin took some papers from your room.” Remziye “kuzenim odandan biraz kağıt aldı.” dedi.Indirect speech dönüşümü Remziye said -that- her cousin took / had taken some papers from my room. Remziye kuzeninin odamdan biraz kağıt aldığını söyledi.Direct speech örneği He said “I can call you in a week if it is okay with you.” O, “eğer senin için de uygunsa seni bir hafta içerisinde arayabilirim” dedi.Indirect speech dönüşümü He said -that- he could call me in a week if it is okay with me. O, eğer benim için de uygunsa, beni bir hafta içerisinde arayabileceğini söyledi.Direct speech örneği Ricky I will be at the theater if you want to see me.’ Ricky Eğer beni görmek istersen tiyatroda olacağım.’Indirect speech dönüşümü Ricky said -that- he would be at the theater if I want to see him. Ricky onu görmek istersem tiyatroda olacağını söyledi.Direct speech örneği Linda I was living in Los Angeles. Linda Ben Los Angeles’ta yaşıyordum.Indirect speech dönüşümü Linda told me -that- she had been living in Los Angeles. Linda bana Los Angeles’ta yaşamakta olduğunu söyledi.Direct speech örneği Jessica Hyde You should not be worried, because I will be there for you. Jessica Hyde Endişe etmemelisin, çünkü ben yanında olacağım.Indirect speech dönüşümü Jessica Hyde told me -that- I should not be worried, because she would be there for me. Jessica Hyde endişelenmememi, çünkü benim yanımda olacağını söyledi.Direct speech örneği Aslı I am a good singer.’ Aslı Ben iyi bir şarkıcıyım.’Indirect speech dönüşümü Aslı said -that- she is a good singer. Aslı, iyi bir şarkısı olduğunu ifade etti.Direct speech örneği Nesli I bought a present for her birthday.’ Nesli Ona doğum günü için bir hediye aldım.’Indirect speech dönüşümü Nesli told me that she had bought a present for her birthday. Nesli bana onun doğum günü için ona bir hediye aldığını söyledi.Direct speech örneği You should drink your milk. Sütünü içmelisin.Indirect speech dönüşümü He said -that- I should drink my milk. Sütümü içmem gerektiğini söyledi.Direct speech örneği I can speak Spanish fluently. İspanyolca’yı akıcı bir şekilde konuşabiliyorum.Indirect speech dönüşümü She said -that- she can speak Spanish fluently. İspanyolca’yı akıcı bir şekilde konuşabildiğini söyledi.Direct speech örneği Ali It was not an entertaining party, we all got bored. Ali Eğlenceli bir parti değildi, hepimiz sıkıldık.Indirect speech dönüşümü Ali said -that- it was not an entertaining party, they all got bored. Ali, eğlenceli bir parti olmadığını ve onların sıkıldığını söyledi.Direct speech örneği You were drinking your coffee when I saw you. Seni gördüğümde kahveni içiyordun.Indirect speech dönüşümü He said that I had been drinking my coffee when he saw me. Beni gördüğünde kahvemi içiyor olduğumu söyledi.Direct speech örneği Leman You shall come later.’ Leman sonra gelebilirsin’.Indirect speech dönüşümü Leman said -that- I shall come later. Leman daha sonra gelebileceğimi söyledi.Reported Speech Time Expressions KullanımıTime expressions yani zaman ifadeleri, tense yani zamanlarda olduğu gibi reported speech’e dönüştürülen cümlelerde değiştirilmeye ihtiyaç duymaktadır. Cümlenin anlamını kaybetmemesi adına yapılacak olan bu değişimde bazı kalıplar yerine bazı belli kalıplar kullanılmalıdır. Aşağıdaki tabloda bu kalıplar ve reported speech yapmak için dönüştürülecekleri karşılıklarını sizler için Speech / Direkt İfadeReported Speech / Dolaylı İfadeNow ŞimdiThen O zamanToday – Tonight Bugün – Bu akşamThat day – That night O gün – O akşamTomorrow YarınThe next day / The following day Ertesi gün / Bir gün sonraYesterday DünThe day before / The previous day Bir gün önceThis evening Bu akşamThat evening O akşamThese days Bu günlerThose days O günlerLast month Geçen ayThe month before / The previous month Bir ay önce / Önceki ayNext weekend Gelecek hafta sonuThe weekend after / The following weekend Gelecek hafta sonuKonu ile ilgili cümle örnekleriDirect speech örneği She said “I will take him to the movies tomorrow.” Onu yarın sinemaya götüreceğim’ dedi.Indirect speech dönüşümü She said -that- she would take him to the movies the next day/ the following day. Onu ertesi gün / o günü takip eden gün sinemaya götüreceğini söyledi.Direct speech örneği Barbara said “I am drinking a cup of tea now.” Barbara, Şu an bir fincan çay içiyorum’ dedi.Indirect speech dönüşümü Barbara said -that- she was drinking a cup of coffee then. Barbara o an bir fincan çay içtiğini ifade etti.Direct speech örneği Tomris said “They went to Berlin last week.” Tomris, Geçen hafta Berlin’e gittik’ dedi.Indirect speech dönüşümü Tomris said -that- they went to Berlin the week before/ the previous week. Tomris, önceki hafta Berlin’e gittiklerini ifade speech örneği Paris I do not have any plans for this evening.’ Paris Bu akşam için herhangi bir planım yok.Indirect speech dönüşümü Paris said -that- she does not have any plans for that speech örneği These days are really rough, aren’t they? Bu günler gerçekten zor, öyle değil mi?Indirect speech dönüşümü He said -that- those days were really rough. O günlerin çok zor olduğunu söyledi.Direct speech örneği Vural They were making plans about the trip they will go next week.’ Vural Gelecek hafta gidecekleri seyahat ile ilgili planlar yapıyorlardı.Indirect speech dönüşümü Vural said -that- they had been making plans about the trip they will go the following week. Vural, gelecek hafta gidecekleri seyahat için planlar yaptıklarını söyledi.Direct speech örneği Fatoş I will go to visit my grandmother this weekend.’ Fatoş Bu hafta sonu büyük annemi ziyaret edeceğim.Indirect speech dönüşümü Fatoş said -that- she would visit her grandmother that weekend.’ Fatoş büyük annesini o hafta sonu ziyarete gideceğini söyledi.Reported Speech Ask ve Tell Kullanımı Reported speech yani dolaylı anlatım ifadelerinde, yer yer söylemek anlamına gelen say’ fiili ile yine söylemek anlamını taşıyan bir başka fiil olan tell’ fiilinin ya da rica etmek, sormak anlamlarına gelen ask’ fiilinin kullanıldığını görebilirsiniz. Eğer bir cümle rica cümlesi ise ask fiili, emir cümlesi ise tell fiili daha sıklıklıkla tercih edilmektedir. Bu tür cümleler oluşturulurken cümlenin zaman yapısı yani tense’i değiştirilmez ve aradaki bağlantı to eki ile ile ilgili örnek cümlelerDirect speech örneği Do not drink that water! O suyu içme!Indirect speech dönüşümü He told me not to drink that water. O bana, o suyu içmememi söyledi.Direct speech örneği Do not listen to your heart! Kalbini dinleme!Indirect speech dönüşümü She told me not to listen to my heart. Bana kalbimi dinlemememi söyledi.Direct speech örneği Do not let her call you every time she wants. Onun seni istediği her zaman arayabilmesine izin verme.Indirect speech dönüşümü He told me not to let her call me every time she wants. O bana, onu beni istediği her zaman arayabilmesine izin vermememi söyledi.Direct speech örneği Can you please turn the volume up, I can not hear a thing. Lütfen sesi açar mısın, hiçbir şey duyamıyorum.Indirect speech dönüşümü He asked me to turn the volume up. Benden sesi açmamı rica etti.Direct speech örneği Could you please open the door for me? Lütfen benim için kapıyı açabilir misin?Indirect speech dönüşümü She asked me to open the door for her. Onun için kapıyı açmamı rica etti.Direct speech örneği Can you please take your computer with you? Bilgisayarını da yanına alabilir misin lütfen?Indirect speech dönüşümü They asked me to take my computer with me. Bilgisayarımı da yanıma almamı rica ettiler.Direct speech örneği Would you marry me? Benimle evlenir misin?Indirect speech dönüşümü She asked me to marry her. Onunla evlenir miyim diye sordu / Onunla evlenmemi rica etti.Reported Speech Modal Verbs Kullanımı İngilizcede olasılık, rica, gereklilik gibi anlamların ifadesinde kullanılan modal verbs yani yardımcı fiiller arasında, bir cümleyi reported speech’e dönüştürülürken değişime uğrayanlar ve kendi gibi kalanlar bulunmaktadır. Cümleleri dolaylı anlatıma dönüştürürken kendileri de değişime uğrayan bazı yardımcı fiiller şu şekilde;Can CouldMay olasılık anlamında ise MightMay izin anlamında ise CouldShall ShouldMust Must / Had toWill WouldNeedn’t Needn’t/ Didn’t need to/ Didn’t have toBu modal verbs yani yardımcı fiillerin aksine hem direct speech’te hem de reported speech’te aynı şekilde kullanılan bazı yardımcı fiiller ise şu şekilde;Might, could, should, ought, would, must not musn’tKonu ile ilgili cümle örneklerini beraber inceleyelim;Direct speech örneği Meltem “We can use cold water instead of warm water”. Meltem “Sıcak su yerine soğuk su kullanabiliriz.Indirect speech dönüşümü Meltem stated that they could use cold water instead of warm water. Meltem, soğuk su yerine sıcak su kullanabileceklerini söyledi.Direct speech örneği “You may meet with my boyfriend today”, said my cousin. Bugün erkek arkadaşım ile tanışabilirsin, dedi kuzenim.Indirect speech dönüşümü My cousin stated that I might meet with her boyfriend that day. Kuzenim, o gün erkek arkadaşı ile tanışabileceğimi ifade etti.Direct speech örneği She said “Their office must be located in Ankara”. O, Onların ofisleri Ankara’da olmalı’ dedi.Indirect speech dönüşümü She said that their office had to be located in Ankara. Onların ofislerinin Ankara’da olması gerektiğini ifade ettiDirect speech örneği He said “It must be hard to understand an angry friend sometimes.” O dedi ki, “Bazen sinirli bir arkadaşı anlamak zor olmalı.Indirect speech dönüşümü He said that it must be hard to understand an angry friend sometimes. Sinirli bir arkadaşı anlamanın bazen zor olacağından söz etti.Direct speech örneği She said “If the electricity is used mistakenly, he shall get hurt”. O dedi ki, Elektrik yanlış kullanılırsa, o zarar görebilir / incinebilir.Indirect speech dönüşümü She said that If the electricity was used mistakenly, he would get hurt. Eğer elektrik yanlış kullanılırsa, onun zarar görebileceğini / incinebileceğini söyledi.Direct speech örneği Remzi said, “I will fix the television”. Remzi dedi ki, “Ben televizyonu tamir edeceğim.”Indirect speech dönüşümü Remzi said that he would fix the television. Remzi televizyonu tamir edeceğini söyledi.Direct speech örneği She said “I can speak Bengali very well.” O dedi ki, “Ben Bengalce’yi çok iyi konuşurum.”Indirect speech dönüşümü She said that she could speak Bengali very well. O, Bengalce’yi çok iyi konuşttuğunu ifade etti.Direct speech örneği They said “Halis may call you.” Onlar dedi ki, “Halis sizi arayabilir.”Indirect speech dönüşümü They said that Halis might call us. Halis’in bizi arayabileceğini söylediler.Direct speech örneği I said to her “You must finish your work.” Ben ona dedim ki, “İşini bitirmen gerekir.”Indirect speech dönüşümü I said that she had to finish her work. Ona işini bitirmesi gerektiğini söyledim.Direct speech örneği “The teachers would help you if you needed any help in the exam”, Çetin stated. Çetin şöyle ifade etti, “Sınavda, eğer herhangi bir yardıma ihtiyacın olursa öğretmenler sana yardım edecektir.Indirect speech dönüşümü Çetin said that the teachers would have helped me if I had needed any help in the exam. Çetin, eğer sınavda herhangi bir yardıma ihtiyacım olursa öğretmenlerin bana yardımcı olabileceğini söyledi.Dolaylı Anlatımda Soru Kalıpları – Reported Speech QuestionsReported questions olarak da adlandırabileceğimiz dolaylı anlatım soru kalıpları arasında kısa cevaplar ile cevaplanan sorular ve wh- soruları gibi farklı kalıplar bulunmaktadır. Yes / no questions dediğimiz kalıplar genellikle kısa cevap kalıpları arasında kendine bir yer bulur. Her iki kalıp için de farklı durumlar olmakla beraber, tüm kalıplar için ortak olan şey şudur; soru kalıplarında söylemek anlamına gelen say’ fiili yerine, sormak ya da istemek, rica etmek anlamlarına gelen ask’ fiili veya wonder’ , want to know’ gibi kalıplar cümlelerini reported speech’e dönüştürebilmek adına izlenmesi gereken iki adım vardır. Bunlardan ilki cümleyi soru kalınından kurtarmak, bir diğer ise zaman olarak bir geçmiş zamana gitmek. Bir cümleyi soru kalıbından kurtarmak şu şekilde mümkün;She said, “How do you watch your favourite Tv show?” O dedi ki, “En sevdiğin televizyon programını nasıl izliyorsun?How do you watch your favourite Tv show? cümlesi bir soru cümlesidir, gördüğünüz gibi soru işareti ile tamamlanmaktadır. Bahsi geçen cümlenin dolaylı soru yani reported question olarak dönüştürülmesi için, ask, want to know, inquire, wonder gibi fiillerden yararlanmamız gerekmektedir. Bu fiiller arasında sıklıklar kullanılan ask asked how I got along with him. Onunla nasıl anlaşabildiğimi / anlaştığımı sordu.Cümleyi reported questions olarak yeniden oluşturduğumuzda, cümle artık bir soru cümlesi olmaktan çıkıyor, dolayısıyla soru işareti ile de beraber kullanılmıyor. Bu dolaylı soruya dönüştürme işlemi ile cümlenin asıl yükleminin sordu’ olmasını soru haline getirilen cümlenin başında bir soru kelimesi bulunuyorsa, cümleyi ilk olarak düz bir cümle formuna ulaştırmalı, daha sonra da bir zaman geçmişe speech örneği Where have you been to, Serra?” Mathilda asked. Mathilda, “Neredelerdeydin, Serra?” diye sordu.Indirect speech dönüşümü Mathilda asked Serra where she had been to. Mathilda, Serra’ya nerede olduğunu sordu.Direct speech örneği Tanya said, “Why is Serra angry with you?.” Tanya, “Serra sana neden kızgın?” diye sorduIndirect speech dönüşümü Tanya inquired why Serra was angry with me. Tanya, Serra’nın neden bana kızgın olduğunu sordu.Direct speech örneği Tanya said, “How old are you?” “Kaç yaşındasın?” dedi Tanya.Indirect speech dönüşümü Tanya asked how old I was. Tanya, kaç yaşında olduğumu sordu.Dolaylı soru haline getirilen cümle eğer bir yes / no question yani Türkçe anlamı ile bir evet / hayır sorusu ise, ask fiilinin ardından cümleye if ya da weather katmamız gerekmektedir. Bunlara ek olarak da zaman anlamında bir zaman geriye gitmemiz gerekir. Yes / no questions cevapları muhakkak evet ya da hayır ile başlar ve bu tarz sorularda cümlenin başında mutlaka bir yardımcı fiil speech örneği “Were you excited?” she said. “Heyecanlı mıydın?” dedi.Indirect speech dönüşümü She wondered if I had been excited. Heyecanlı olup olmadığımı merak etti.Direct speech örneği “Did anybody eat there?” he said. “Orada kimse yemek yedi mi ?” dedi.Indirect speech dönüşümü He asked whether anybody had eaten there. Orada kimsenin yemek yiyip yemediğini sordu.Direct speech örneği “Will he write to me tonight?” she said. “Bana bu gece mesaj atacak mı?” dedi.Indirect speech dönüşümü She asked if he would call her that night. Ona bu gece mesaj atıp atmayacağını sordu.
İşaret zamirleri konuşmacının nesne veya insanla olan münasebetini bildirirler ve Türkçe'de "bu, şu, bunlar, şunlar" anlamında kullanılır. This bu and these bunlar nesne veya insanın konuşmacıya yakın olduğunu bildirir. That şu and those şunlar nesne veya insanın konuşmacıya uzak olduğunu bildirir. ► This / That Yakınlık, Uzaklık This ve that kullanımında belirtilen yakınlık ve uzaklık ifadeleri fiziksel olabilir. Examples; - Who owns that house? uzak Şu evin sahibi kim? - Is this John's house? yakın Bu John'un evi mi? Bu ifadeler psikolojik bir uzaklık da olabilir. Examples; - That's nothing to do with me uzak Benimle hiçbir alakası yok - This is a nice surprise! yakın Bu ne güzel bir sürpriz! USE KULLANIM ► Before the noun. İsimden önce - Can you see that house? Şu evi görebiliyor musun? ► Before the word 'one'. 'one' kelimesinden önce - This car looks cleaner than that one. Bu araba, şundan daha temiz gözüküyor. ► Before an adjective + noun. Sıfat + isimden önce - Do you remember that graet day in London? Londra'daki o mükemmel günü hatırlıyor musun? ► Alone when the noun is 'understood'. İsim önceden biliniyor ve anlaşılıyorsa tek başına kullanılabilir. - I will never forget this. Bunu asla unutmayacağım. ► This veya that kullanımına karar veren kişi dinleyen değil, konuşandır. Dinleyen de cevap verirken kendisine göre uzaklığı ve yakınlığı kararlaştıracaktır. Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyiniz. - Is this a chair? Bu bir sandalye midir? - Yes, it is a chair. Evet, o bir sandalyedir. - Is this a pen? Bu bir tükenmez kalem midir? - No, it is not a pen. Hayır, o bir tükenmez kalem değildir. ► This and These We can use this singular and these plural as pronouns in English language. - We use this and these to talk about people or things near us This is a nice dress. I'd like to buy it. These are your cookies. You can have them. - We use this and these to introduce people This is my wife Mary. These are my friends, Sam and Michelle. - We use this and these to introduce ourselves while talking on the phone. Hello, this is Mary, Can I speak to Mr. Robert, please? ► That and Those We use that singular and those plural. - We use that and those to talk about things that are away from us. There should be a certain distance to use that and those. Who’s that standing by the wall? This is my pen and that’s yours over there. Those buildings were built last year. - We use that to refer back to something we did or said. - Let's eat out tonight. - Wow, that’s a good idea. - I’ve bought a fast sports var. - Really? That’s great. - I’m very angry with you. - Why is that? ► This, these, that, those with nouns - We use this, these, that and those with nouns to show proximity. We use this and these for people or things near us. I have used this car for almost 30 years. Have you repaired all those things by yourself? - We use that and those for people or things that are far from us. Who wrote that sentence on the board? Wh are those people looking at us?
Bu makalede İngilizce modals’ın ne olduğu, ne işe yaradığı ve hangi amaçlarla kullanıldığını inceleyeceğiz. Makalemizi okumadan önce İngilizce modals’lar hakkında genel bir bilgi İngilizce’deki en önemli gramer konularından biridir. Tense ve Modals’lar İngilizce öğrenirken sık karşılaştığımız konulardır. Bu nedenle İngilizce modals’ları öğrenmek gramer ve structure yapı açısından çok önemli. Öyleyse İngilizce Modals’ları anlatmaya başlayalımİngilizce Modals Nedir?İngilizce Modals, gramatik olarak yardımcı fiil auxiliary verbs sınıfına girer. Örneğin, can, may, could, may.. Bunlar birer yardımcı fiildir. Peki İngilizce modal’ların Türkçe karşlığı nedir?Modals’ları kafa karıştırmaması açısından Türkçe’deki “kipler” olarak sınırlandırabiliriz. Kipler genel anlamda fiilere gelen, ihtimal, gereklilik ve yeterlilik belirten ifadelerdir. Örneğin,Ben yü-ze-bi-li-rim – I can swimTürkçe cümlede yüzebildiğimizi belirtmek için -ebilmek ifadesini kullandık . İngilizce’de ise -ebilmek anlamını verebilmek için can kullandık. Özetle, İngilizce modallar yetenek, olasılık ve gereklilik belirtirken kullanılan yardımcı Modals Tablosuİngilizce öğrenme sürecini kolaylaştırmak için görsel kaynaklardan destek almak çok önemli. Özellikle İngilizce’de zorlanılan konulardan olan Modals’ları, kuru kuru ezberlemek yerine cümle içinde görmek, telaffuzunu öğrenmek ve pratik yapmak daha verimli olur. Aşağıda İngilizce Modals’ların tablosunu Perfect Modals Nedirİngilizcede Perfect Modals’lar, Present Perfect Tense içinde oluşmuş Modal’lardır. 3 farklı Perfect Modals vardır. Bunlar,Must + have + V3 –> yapmış, etmiş olmalı – güçlü tahmin anlamındaMust + have + V3 kalıbını, geçmişte yaşanmış ve çok yüksek ihtimal gerçekleşmiş olaylardan bahsederken + have + V3 –> yapmış, etmiş olamazCan’t/Couldn’t + have + V3 kalıbını, geçmişte tahminen gerçekleşmemiş olayları anlatırken + have + V3 –> yapmış, etmiş olabilir – tahmin anlamındaMay/might/could + have + V3 kalıbı ise, geçmişteki herhangi bir olayın düşük olasılıkla gerçekleştiğini ifade ederken kullanırız. Şimdi İngilizce Perfect Modals örnek cümlelerini Perfect Modals Cümle Örnekleriİngilizce Perfect Modals konusuna göz attıktan sonra şimdi örnekleri ve Türkçelerini could have had accident last night – Dün gece kaza geçirebilirdimIf I stay in my normal job, I may have been a millionaire – Normal işime devam etseydim şimdiye milyoner olmuştum belkiI could have won the race if I ran much more fast – Daha hızlı koşsaydım yarışmayı kazanabilirdimThey must have been at home last night because their lights were on – Dün gece evdeydiler tahmin çünkü ışıkları açıktıYou must have been so tired last night after sport – Dün gece spordan sonra çok yorgun olmuş olmalısınJack must have cheated in the exam because he got 100 points even his top grade ise 20 – Jack sınavda kopya çekmiştir çünkü 100 puan aldı en yüksek notu 20 olmasına rağmenShe couldn’t have gone because her pursue is on me – O gitmiş olamaz çünkü cüzdanı buradaIt couldn’t have rained so much, if it could, you should be wet now – Çok yağmur yağmıyor sanırsam. Aksi taktirde ıslanırdınHe may have had nasal operation because he said he can’t breath comfortably – O burnundan rahat nefes alamıyor. Burun ameliyatı geçirmiş olabilirYou can’t have eaten all food because it was for five people – Tüm yemeği yemiş olamazsın çünkü yemek 5 kişi içindiİngilizcede Modal Verbs Nedir?Modal verbs’ler, İngilizce’deki kipler olarak tanımlanabilir. Bu kipler, yukarıda da belirttiğimiz üzere, olasılık, ihtimal ve gereklilik anlamlarında kullanılır. Modal verbs örnekleri aşağıda verilmiştirCan – CouldMay – MightWill – WouldMustShouldModal Verbs’leri pekiştirmek için aşağıdaki İngilizce modals örnek cümlelerini inceleyelimİngilizce Modal Verbs ile Cümle ÖrnekleriI can swim like a proffesional – Bir profesyonel gibi yüzebilirimYou shouldn’t smoke too much. It is unhealthy – Çok fazla sigara içmemelisin. Sağlığa zararlıYou must be patient until you get what you want – İstediğini alana kadar sabırlı olmalısınJane will be six years old next year – Jane seneye altı yaşında olacakWe will be late to class. Hurry up! – Derse geç kalacağız. Acele etYou may have heard this music, but it is very nice – Bu müziği daha önceden duymuş olabilirsin, fakat çok Alex be there? – Alex orada olacak mı?I bought her some hot dogs because I thought she might be hungry – Ona biraz sosis aldım çünkü aç olabileceğini düşündümMight I enter in? – Girebilir miyim?She said she would visit her sister tomorrow – Yarın kız kardeşini ziyaret edeceğini söylediİngilizcedeki En Çok Kullanılan Modals Kipler Nelerdir?En çok kullanılan İngilizce Modals’ları şu şekilde – Could, Should, Must, Be able to, Will, Wouldİngilizce modals konusunu öğrenirken bu modallara dikkat etmekte fayda var. Çünkü sık sık kullanılırlar ve nadir kelimelerdendir function verbs.İngilizcede Can Modals KullanımıCan fiili, -ebilmek anlamında kullanılan bir modal’dır. Can daha çok yetenek belirtirken kullanılır. Yani bir eylemi yapabiliyorsak “can” kullanırız. Yüzmek, koşmak, zıplamak ve tırmanmak gibi…Aynı zamanda soru sormak için de kullanabiliriz. Bu tüm modallar için geçerlidir. Soru yapmak için modal’ı başa getirmemiz olarak, olumsuz halinden bahsedelim. Can’ı olumsuz yapabilmek için not ekini getirmemiz yeterli. Cümle olumsuza dönecektir. Aşağıdaki can örnek cümlelerini inceleyelimİngilizcede Can Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriCan you drive slowly? – Yavaş sürebilir misin?My brother can speak three languages – Kardeşim üç dil konuşabiliyorCan you show what you won? – Ne kazandığını gösterebilir misin?I did my best to pass the exam but I can’t still pass it – Sınavı geçmek için elimden geleni yaptım ama hala yapamıyorumI can’t swim when it is deep – Derin olduğunda yüzemiyorumWe can always start from zero – Her zaman yeniden başlayabilirizThere are always something that you can do. Even if you declare bankrupcy – Her zaman yapabileceğiniz bir şey vardır. İflas etsen bile!You can not park there – Oraya park edemezsin!You can go out after finishing your homework – Ödevini bitirdikten sonra dışarı çıkabilirsinIf you see Jessica, can you say her my hi? – Jessica’yı görürsen ona selam söyle – söyleyebilir misin?Can ve Could ile daha fazla konu anlatımına ulaşmak için tıklayınİngilizcede Could Modals KullanımıCould fiili, genellikle can fiilinin geçmiş hali olarak anılır. Geçmiş zamanda kullanılabilir fakat sadece geçmiş ile sınırlı değildir. Bunun yanı sıra can gibi “yetenek, olasılık ve gereklilik” belirtirken ve Could filleri aynı zamanda izin istemek için kullanılabilir. Could biraz daha resmiyken, can biraz daha informal’ bir kullanımı ise rica ve istektir. İngilizce istek ve rica konusunda bize epey kolaylık sağlıyor. Sadece can ve could değil aynı zamanda diğer modallar’da rica ve istek belirtirken kullanılabilir. Could, Can’e göre biraz daha kibar bir üslup ifade olarak Can ve Could’ın olasılık belirttiğini söyleyebiliriz. Fakat Can, Could’dan daha yüksek ihtimal belirtirken kullanılır. Şimdi Could örnek cümlelerini Could Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriWhen I was 18 years old, I could climb so fast when compared to now – 18 yaşındayken şimdiye göre çok hızlı tırmanabiliyordumWe wanted them to come early if they could – Mümkünse erken gelmelerini istedikIt was so dark that we couldn’t see anything – O kadar karanlıktı ki hiçbir şey göremiyordukShe left out before I could say anything – Ben bir şey söyleyemeden o dışarı çıktıCould I use your pen? – Kalemini kullanabilir miyim?I couldn’t have reached even I went out early. Your house is so far – Erken çıksaydım bile yetişemezdim. Sizin eviniz çok uzakI wish I could motivate myself – Keşke kendimi motive edebilseydimCould we meet tomorrow? – Yarın buluşabilir miyiz?Excuse me. Could you explain where is the Mosque? – Pardon. Caminin nerede olduğunu söyleyebilir misin?You couldn’t sign on behalf of others – Başkaları adına imza atamazsınİngilizcede Should Modals Kullanımıİngilizce’de should genellikle tavsiye vermek anlamında kullanılır. Aynı zamanda soru anlamında da kullanılabilir. Örneğin,Spor yapmalısın – You should do sportsDışarı çıkabilir miyim? – Should I go outŞimdi should ile ilgili cümlelere bakalımDaha fazla bilgiye ve konu anlatımına ulaşmak için Should konu anlatımı makalemize Should Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriYou shouldn’t smoke – Sigara içmemelisinIf you are anxious, you should explain to me. I am your friend – Eğer endişeliysen bana ne olduğunu anlatmalısın. Ben senin arkadaşınımYou should board a flight rather than take a bus – Otobüse binmektense uçağa binmelisinShould I invite them to the party? – Onları partiye davet etmeli miyim?You should be more patient when you face difficulties – Zorluklar ile karşılaştığında sabırlı olmalısınThere should be rules in a class to sustain autonomy of teachers – Öğretmenin otonomisini sürdürebilmesi için sınıf içinde kurallar olması gerekir / olmalıdırShe said that I should see a dentist – Bir dişçiye görünmemi söylediHe should have written his essay until now – Makalesini şu ana dek yazması gerekiyorduWhere should we meet tomorrow? – Yarın nerede buluşalım?If you are working at Human Resources, you should check your e-mails often – İnsan Kaynaklarında çalışıyorsan maillerini sık sık kontrol etmelisinİngilizcede Must Kullanımıİngilizce’de Must’ın birkaç kullanım alanı vardır. Bunlar,Zorunluluk Gelecek – GeçmişGereklilik Gelecek – GeçmişGüçlü TavsiyeVurguGüçlü TahminPeki bunca kullanım alanını ezberlemek zorunda mıyız? Cevap Hayır. İngilizce’nin bir güzel yanı ise cümle içinde yardımcı fiillerin anlamlarını sırıtmasıdır. Yani context bağlamsal olarak hangi anlamda kullanıldığını anlayabiliriz. Bunun için ise bol bol reading okuma ve örneklerle çalışma yapmamız diğer modallarda olduğu gibi fiilden sonra kullanılır. Olumsuz yapabilmek için ise not eki getirilir. Soru yapmak için cümlenin en başına getirilmelidir. Şimdi must ile ilgili örnekleri ile ilgili daha fazla konu anlatımına ulaşmak için Must Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriVegetables must be conserved in fridges – Sebzeler buzdolabında muhafaza edilmeliYou must get some sleep – Biraz uyumalısınYou must be highly-skilled to get that translator job – Bu tercümanlık işini alabilmek için çok yetenekli olman gerekiyorYou mustn’t smoke here – Burada sigara içemezsin yasakI must call the police. There are two people forcing the our door – Hemen polisi aramalıyım. Kapımızı zorlayan iki adam must get fuel oil to reach Ankara – Ankara’ya ulaşabilmek için yakıt almamız gerekiyorI must say, you look amazing – Bunu itiraf etmeliyim ki, harika görünüyorsunMy father has been driving through the day, he must be tired – Babam gün boyudur araba kullanıyor. Epey yorgun olmalı güçlü tahminThey must have been at home yesterday because their lights were on – Onlar dün gece evdelerdi çünkü ışıkları yanıyorduYou must pass this exam or you will fail the class – Bu sınavı geçmen gerekiyor aksi takdirde sınıfta kalacaksınİngilizcede Be Able to KullanımıBe Able To, Can ile hemen hemen aynı anlama ve kullanıma sahiptir. Bir şeyi yapabilmek, üstesinden gelmek ve başarıyla tamamlamak anlamında kullanılır. Bir şeyi yapabilmek için fiziksel ve mental güç, yetenek, zaman, para ve fırsat olarak yeterli olduğumuzu belirtmek için be able to modal’ı kullanılır. Gelin şimdi be able to örneklerini Able To ile daha fazla konu anlatımına ulaşmak için tıklayabilirsinizİngilizcede Be Able to Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriWill Jessica be able to deal with given homeworks? – Jessica verilen ödevleri yapabilecek mi?You are able to do it – Sen bunu yapabilirsinI am so sorry that I haven’t be able to come to the meeting on time – Çok üzgünüm. Toplantıya vaktinde gelemedimIt is excellent being able to watch you on the pitches – Seni sahalarda görebilmek harikaHe wasn’t able to comprehend what I meant – Ne demek istediğimi tam olarak kavrayamadıI was fired and I wasn’t able to get foods. I hadn’t money– Kovulmuştum ve yemek bile alamıyordum. Param yoktuThey will not able to catch up us – Bizi yakalayamayacaklarDo you trust in yourself? Are you able to overcome those situations – Kendine güveniyor musun? Bu durumların üstesinden gelebilecek misin?Your brother is able to understand computer literate – Senin kardeşin bilgisayarın dilinden anlıyorOur teacher has assigned us to write 4 essays in a 2 days. Will we able to do them? – Hocamız 2 günde 4 makale yazmamızı istedi. Yapabilecek miyiz?İngilizcede Will Kullanımıİngilizce’de will en çok kullanılan modallardan biridir. Will, çoğunlukla gelecekte gerçekleşecek planlı olaylardan bahsedilirken kullanılır. Bunun yanı sıra rica ve şart cümlelerinde kullanımı çok basittir. Diğer modallarda da olduğu gibi,Özne + Will + Fiil şeklinde cümle yapısı ile soru cümleleri kurmak için ise,Will + Özne + Fiil formülü will ile ilgili örnek cümleleri inceleyelimİngilizce’de Will Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriI will do my best to pass the exam – Sınavı geçebilmek için elimden geleni yapacağımMy nephew will be six years old next year – Yeğenim seneye altı yaşında olacakThe bus leaves at 900, therefore, we won’t catch itWill Adam join the party? – Otobüs 9’da kalkıyor. Bu nedenle yetişemeyeceğizAs you know, it will not be easy to study everyday – Bildiğin üzere her gün çalışmak kolay olmayacakThere will be some problems when you starts the engineer – Motoru çalıştırdığından birtakım problemler olacakOur sales officer will call you to offer a price – Satış temsilcimiz size fiyat teklifi sunmak için arayacakThe albums will be ready on wedding night – Nikah gecesine albümler hazır olacakYou will be dismissed if you don’t obey the rules – Kurallara uymazsan atılırsın / atılacaksınWill you ask Cara to bring your books? – Cara’dan kitaplarını getirmesini isteyecek misin?İngilizcede Would Kullanımıİngilizce’de would, geçmiş perspektifini kullanarak gelecekten bahsederken kullanılır. Örneğin, 1 hafta önceki bir konuşmanızda 2 gün sonrası için konuşmak gibi. Cümle içinde görecek olursak,Yarın doktora gideceğini söylemişti – He said he would go to the doctor. İki olayda geçmiş zamanda yaşanmıştırWould aynı zamanda,RicaŞartlı Cümle IF CLAUSESiçeren ifadelerde soru işaretleri tam olarak gitmedi mi? Öyleyse Would kullanımı ile ilgili diğer makalemize Would Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriIt wouldn’t be hard to find way if we brought a map – Harita getirseydik yolu bulmak zor olmayacaktıShe said she would want his father to give her money – Babasından para isteyeceğini söylemiştiWe predicted there would be problems in his presentation because he didn’t work on it. – Sunuma çalışmadığı için problem yaşayacağını zannetmiştikI thought you would have been at home that last night but I saw your Instagram stories and you were at a party – Dün gece evde olduğunu düşünmüştüm fakat Instagram story’lerine bakınca partide olduğunu anladımWhat time would it be appropriate to meet? – Hangi vakitte buluşmamız uygun olur?There was nobody who would help me – Bana yardım edecek kimseler yoktuI would hate to being late – Geç kalmaktan nefret ederdimIf I were you, I wouldn’t ponder too much – Senin yerinde olsaydım çok fazla düşünmezdimWould you like to help me? – Yardım etmemi ister misin?Would you prefer coffee or tea? – Çay mı kahve mi tercih edersiniz?
“Main clause + noun clause” can be made passive in two ways. Example 1 Active People say that he lives abroad now. Passive 1 It’s said that he lives abroad now. Passive 2 He is said to live abroad now. Also See Passive Voice Example 2 Active People believe that he is the hero of the town. Passive 1 It’s believed that he is the hero of the town. Passive 2 He is believed to be the hero of the "Be" Active They say that the man is a thief. Passive 1 It’s said that the man is a thief. Passive 2 The man is said to be a Present Noun Clause Active We understand that he dislikes children. Passive 1 It’s understood that he dislikes children. Passive 2 He is understood to dislike "Be" Active They say that he was very rich in the past. Passive 1 It’s said that he was rich in the past. Passive 2 He is said to have been very rich in the Past Noun Clause Active People claim that he left the country two months ago. Passive 1 It’s claimed that he left the country two months ago. Passive 2 He is claimed to have left the country two months Perfect Noun Clause Active People think that he has deserted his family. Passive 1 It’s thought that he has deserted his family. Passive 2 He is thought to have deserted his Continuous Noun Clause Active We think he is waiting there now. Passive 1 It’s thought that he is waiting there now. Passive 2 He is thought to be waiting there Continuous Noun Clause Active People say he was working very hard. Passive 1 It’s said that he was working very hard. Passive 2 He is said to have been working very Tensewill or going to Noun Clause Active People expect that the rate of exchange will go down soon. Passive 1 It’s expected that the rate of crime will go down soon. Passive 2 The rate of crime is expected to go down Passive Noun Clause Active They say that a lot of electrical appliances are stolen every day. Passive 1 It’s said that a lot of electrical appliances are stolen every day. Passive 2 A lot of electrical appliances are said to be stolen every Passive Noun Clause Active They report that two people were killed in the explosion. Passive 1 It’s reported that two people were killed in the explosion. Passive 2 Two people are reported to have been killed in the explosion. Note Common verbs similar to “believe, say” are claim, understand, think, suppose, expect, report, acknowledge, assume, estimate, consider etc. ↑▲▲▲▲▲▲▲↑
it is said that konu anlatımı