أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ. “İlâhî rahmetten kovulmuş şeytandan Allâh’a sığınırım.” derse, üzerindeki bu hâl kaybolur.». Oradakiler Allah Resûlü’nün bu tavsiyesini ona ilettiler.” (Buhârî, Bed’ü’l-Halk 11, Edeb 44, 76; Müslim, Birr 109; Ebû Dâvûd Allah Rasulunun Diş Ağrısı İçin Okuduğu Dua. Allah Rasulunun (s.a.v.) baş ve diş ağrısı için okuduğu başka bir dua da şudur; "Min şerri ma ecidü min vecei haza" Yaradanın adı ile şuan duyduğum bütün acıların bütün şerrinden Allah'ın kudretine sığınırım. Bu duayı okurken işaret parmağı ağrıyan dişin İşte diş ağrısını kesen dua Peygamber Efendimizin diş ağrısı için okuduğu dualar GİRİŞ 10.05.2021 12:02 GÜNCELLEME 07.10.2021 15:44 AllahRasulünün (s.a.v.) diş ve baş ağrısı için okuduğu dua ; "Min şerri ma ecidu min vecei haza ". " Allahu Tealanın adı ile şu an hissettiğim ağrıların bütün şerrinden Allahu Tealanın kudretine sığınırım." Son Güncelleme : 20.02.2021 09:21:50. mkPMzNu. Üzüntülü ya da sıkıntılı birinin okuması gereken duâlar… İbn-i Abbas der ki Resûlullah üzüntülü ve sıkıntılı halinde şöyle duâ ederlerdi “El-Azîm, el-Halîm Allah’tan başka bir ilâh yok! Arş-ı Azîm’in sahibi Allah’tan başka ilâh yok! Bütün semâların ve arzın ve çok şerefli Arş’ın sahibi Allah’tan başka ilâh yok!” Buhârî, Deavât, 27; Müslim, Zikr, 83 Yâ Rabb! Bütün âlemlerin ve Arş’ın sahibi ve yegâne hükümrânı Sen’sin! Başımıza gelen şu sıkıntı ve belâyı izâleye ancak sen kadirsin. Bu sebeble senden istiyoruz. Kâffe-i mahlûkat; yani bütün yaratılmışlar senin kudret elindedir. Bilcümle mahlûkatın şerrinden bizi muhafaza ile himaye eyle demektir. Bir de Nebiyy-i Ekrem Efendimiz, belânın ağır basmasından, yani insana ölümü hayata tercîh ettirecek şekilde gelmesinden, dünyevî ve uhrevî şekâveti mucîb bulunan ve helâke sebeb olan ahvâlden ve kötü âkıbet, sû-i hâtimeye dûçar olmaktan, düşmanlarını sevindirecek bir belâya dûçar olup onları kendisine üzüntü verecek şekilde konuşturmaktan da Allah’a sığınırdı. Nebiyy-i Ekrem şöyle buyurmuşlardır “Sizden birinize bir düşünce yahud üzüntü geldiği zaman yedi defa Allah! Rabbim Allah’tır! O’na hiç bir şeyi şerîk koşmam ben!»desin.” Ebû Dâvud, Edeb, 36; İbn Mâce, Duâ, 17 Kul “Ey yedi göklerin ve büyük Arş’ın Rabbi olan Rabbim! Beni her üzüntü verici şeyden, dilediğin şekilde ve dilediğin yerden kurtar” derse Allah Teâlâ onun üzüntüsünü giderir.Ali el-Müttakî, no 3433 Her sabah ve her akşam yedi defa “Allah bana yeter, O’ndan başka ilâh yoktur, O’na tevekkül ettim. O, yüce Arş’ın Rabbidir.”diyen kimsenin dünyâ ve âhirete âid ne üzüntüsü varsa Allah giderir, bunda ister sâdık ister kâzib olsun.” Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101/5081 “Üzüntüye mübtelâ olan kimsenin edeceği duâ şudur Rahmetini umuyorum ey Allah’ım! Beni göz açıp yumuncaya kadar da olsa kendime bırakma nefsime bırakma. Benim her hâlimi düzelt. Senden başka ilâh yoktur.» Ebû Dâvûd, Edeb, 100-101/5090; Tuhfetü’z-Zâkirîn, 195 İbn Hıbbân’dan “Kendisine bir üzüntü, bir keder, bir hastalık ve zorluk isabet eden kimse “Allah Rabbimdir, O’nun hiç şerîki yoktur.”derse bütün bunlardan kurtarılır.”Râmüzû’l-ehâdis, 404 Teberânî’den 135 Soru Yasin suresini okumadan önce hangi dua okunmalıdır? Yasin’den önce okunması gereken en etkili dualar nelerdir? Kısa cevap Yasin suresini okumaya başlamadan önce mutlaka aşağıdaki duayı okuyunuz. Bu duayı okuyup bitirdikten sonra artık Yasin suresini okumaya başlayabilirsiniz. Allah hayırlı dualarınızı şimdiden kabul etsin inşallah. Yukarıdaki duanın anlamı ise şu şekilde YASİN SURESİ’NİN ARDINDAN OKUNACAK DUA Allahümme rabbena ya rabbena tekabbel minna duaena vekdi hacetena bihurmeti sureti yasin ve ecirna minennari vemin azabil kabri ve min şerri sualin bi fadli sureti yasin yarabbel alemiyne veselemun alel mürseliyne velhamdülillahi rabbil alemin. YASİN SURESİ DUASI Esirgeyen ve Bağışlayan Allah’ın Adıyla Yasin suresinin hurmetine dualarımızı kabul ve ihtiyaçlarımızı eda buyur. Ey Rabbil Alemin! Yasin suresinin faziletine bizi ateşten, kabir azabından ve sualin şerrinden koru. Ve peygamberlere selam olsun. Hamd Alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Şimdi de Yasinden sonra mutlaka okunması gereken duayı görelim Yukarıda yasin suresinden önce okunacak dua, yasin suresinden sonra okunacak dua ve diğer yasin dualarını paylaştık. Umarız beğenirsiniz ve sizlere bir faydası olur. Unutkanlık için dua hakkında detaylı bilgiler Unutkanlık bir insanın çekebileceği en ciddi sıkıntılardan biridir. Zira unutkanlık kişinin maddi manevi pek çok zarara uğramasına sebep olur. Büyük İslam alimleri daha yüzyıllar öncesinden unutkanlığın kişinin yaşamında çok önemli sonuçlara yol açtığını ifade etmişlerdir ve bu hususta çeşitli çözüm önerileri ortaya atmışlardır. Önerilen çözüm yollarının birincisi “unutkanlık için dua okumak” ikincisi ise “İslam alimlerinin unutkanlıktan kurtulmak için önerdikleri tavsiyelere uymak”tır. Bu yazımızda hem unutkanlık için duanın sözlerini ve okunma adabını sizlerle paylaşacağız hem de İslam alimlerinin unutkanlık konusundaki yol gösterici tavsiyelerine yer vereceğiz. İnşallah vereceğimiz bilgiler hayırlara vesile olacaktır. Unutkanlık için dua günün hangi vakti okunursa daha makbul olur? Unutkanlık için duanın sabah namazı ile öğle namazı arasındaki herhangi bir vakitte okunabileceği alimler tarafından ifade edilmektedir. Ancak Asrı Saadet devrinden beri unutkanlık için dua yaygın olarak sabahın erken saatlerinde okunmuştur. Sahabenin dua etme tarzını örnek alarak müminlerin de sabahın ilk saatlerinde dua etmelerinin daha isabetli olacağını ifade etmekte fayda vardır. Unutkanlık için dua peş peşe 3 defa okunur Dilek ve hacet duaları gibi şifa duaları da peş peşe üç defa okunur. Unutkanlık için dua da şifa dualarından biri kabul edilir ve duanın sözleri art arda 3 defa okunur. Önemli duaların bu tarzda üç defa okunması Hz. Muhammed’in sünnetlerindir. Farklı durumlar için farklı unutkanlık duaları vardır Unutkanlık yaş, sosyal ortam, cinsiyet, maddi durum, hastalık hali gibi pek çok farklı sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu itibarla unutkanlık için okunan dualar da farklılık arz etmektedir. Aşağıda İslam tarihi boyunca farklı mevzulara dair okunmuş unutkanlık duaları hakkında bilgiler verilmektedir. Öğrencilere okunması tavsiye edilen unutkanlık için dua Öğrencilere ve zihinsel çaba harcayan kişilere şu duayı okumaları tavsiye edilmektedir. Bismillahirrahmanirrahim Allahümmerzukna hıfzal mürselin ve ilhamel enbiyai ve fehmel evliyai bi keramike ya ekramel ekramin ve bi rahmetike ya Erhamerrahimin. amin Bu duayı her sabah 3 defa okuyan öğrencilerin hafızasının güçleneceğini ve inşallah derslerinde daha başarılı olacakları beyan edilmiştir. Yaşı ilerlemiş kişilere okunması tavsiye edilen unutkanlık için dua Unutkanlığın en yaygın sebebi ihtiyarlıktır. Yaşlılıkla birlikte unutkanlık sorunları da artmaktadır. İleri yaşlarda ortaya çıkan unutkanlık halleri için okunacak duanın sözleri şöyledir Bismillahirrahmanirrahim Sebbihısme rabbikel’a’la. Elleziy haleka fesevva. Velleziy kaddere feheda. Velleziy ahrecelmer’a. Fece’alehu ğusaen ahva. Senukriüke fela tensa. İlla maşaallahü innehu ya’lemülcehre ve ma yahfa. Ve nüyessirüke lil yüsra. Fezekkir in nefe’atizzikra. Seyezzekkerü men yahşa. Ve yetecen nebühel’eşka. Elleziy yaslennarel kübra. Sümme la yemütü fiyha ve la yahya. Kad efleha men tezekka. Ve zekeresme rabbihi fesalla. Bel tü’sirunel hayateddünya. Vel’ahıretü hayrün ve ebka. İnne haza lefissuhufel’ula. Suhufi ibrahiyme ve musa. amin Burada sözlerini zikrettiğimiz dua aslında Kuranı Kerim’in Ala suresidir. Abdestli bir tarzda bu sureyi her sabah 3 defa okumayı alışkanlık haline getiren yaşlılar inşallah unutkanlıktan muzdarip olmayacaklardır. Geçici unutkanlık durumunda okunması tavsiye edilen dua Bazen çok iyi bildiğimiz bir adresi, bir telefon numarasını veya bir şifreyi o an için unuturuz. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım işimize yarayacak bilgiyi bir türlü hatırlayamayız. İşte böylesi durumlarda aşağıdaki duayı okuyan kişi inşallah lazım olan bilgi bir süre sonra hatırlayacaktır. Bismillahirrahmanirrahim Fеrdün, Hayyün, Kayyûmun, Hakеmun, Adlün, Kuddûsün, İyyâkе na’büdü vе iyyâkеnеsta’în. İnnâ fеtahnâ lеkе fеthan mubînâ. amin Ancak bazen kişi için hayırlı olanı nasip etmesi için Yüce Allah’ın insanlara unutkanlık verdiği de hatırdan çıkarılmamalıdır. Zira bize her türlü bilgiyi de bize unutkanlığı da veren yüce Allah’tır. Hiçbir zaman hiçbir şeyi unutmayan tek varlık ise sadece yüce Allah’ın kendisidir. Her konuda okunabilecek unutkanlık duası Her kesimden insanın her farklı mevzuda okuyacağı unutkanlık duası ise Enbiya suresinin 79. ayetidir. Bu ayeti kerimede Hz. Süleyman ile Hz. Davud’a verilen ilimden bahsedilmektedir. Duanın sözleri şöyledir Bismillahirrahmanirrahim Fe fehhemnaha süleyman ve küllen ateyna hukmev ve ılmev ve sehharna mea davudel cibale yüsebbıhne vet tayr ve künna faılın. amin Eğer dua okuyacak kişi dua sözlerini ezberlemekte zorlanıyorsa yazılı bir metinden de duayı okumasında sakınca yoktur. Ancak duanın sözleri Kuran ayetine dayandığı için duanın yazılı olduğu metni özenle muhafaza etmek gerekmektedir. Unutkanlıktan kurtulmak için İslam alimlerinden tavsiyeler Büyük İslam alimleri unutkanlığı ortadan kaldırma yolunda bazı tavsiyelerde bulunmuşlardır. Bu tavsiyelerin bir kısmı doğrudan günlük yaşam tarzı ile ilgili iken bir kısmı ise manevi hayata yöneliktir. İşte İslam alimlerinin unutkanlıktan kurtulma konusunda bizlere ışık tutacak çok önemli tavsiyeleri Kuran’dan devamlı kısa sureler okuyun ve Allah’ın güzel isimleri olan Esmaül Hüsna’yı sık sık tekrar edin. Uyku düzeninize dikkat edin ve mutlaka en az 6 saat uyuyun. Beslenmenize dikkat edin. Bal, balık, ceviz ve sebze yemeye ağırlık verin. Maddi meseleleri hayatınızın merkezine yerleştirmeyin ve işinizdeki sorunları ailenize taşımayın. Fırsat buldukça seyahat edin. Zira yeni yerler ve insanlar tanımak hafızayı güçlendirir. Güneş ışığından yeterince istifade edin ve mümkünse her gün bir süreliğine de olsa dışarı çıkın. Hz. Muhammed’e bol bol salavat getirin. Çok tuzlu et yemeyin ve ekşi gıdalardan uzak durun. Sık sık tövbe edip Allah’ın verdiği nimetler için şükredin. Kişisel bakımınıza ve giyim kuşamınıza dikkat edin Alkol, kumar ve zina gibi İslam’ın yasakladığı yanlış hareketlerden kaçının. Uzun süre boş kalan ve herhangi bir işte çalışmayan kişilerde unutkanlık baş gösterir. Bu itibarla fayda getirecek işlerle meşgul olmaya gayret edin. İslam alimlerinin tavsiyelerinin faydası günümüzde bilim dünyası tarafından da teyit edilmektedir. Bu tavsiyelerde genel olarak insanların maddi-manevi bakımdan düzenli bir hayat sürdürmelerinin önemine işaret edilmektedir. Yaşamınızda hayırlara vesile olacak etkili bir eser tavsiyesi Her Kapıyı Açan Murad Duaları kitabı Duaların muazzam gücü ile her türlü dilek ve hacetinizin gerçekleşmesini istiyorsanız Her Kapıyı Açan Murad Duaları kitabını mutlaka okumalısınız. Onlarca farklı konuda çok etkili dualara yer veren bu eser okurlardan çok olumlu yorumlar almaktadır ve inşallah sizin yaşamınızda da hayırlı kapıların açılmasına vesile olacaktır. Şu yazılar da ilginizi çekebilir Peygamber Efendimiz tuvalete girmeden önce hangi duaları okurdu, hangi duaların okunmasını tavsiye etmiştir? Hazreti Enes radıyallahu anh’dan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem helâya gireceğinde Müsedded’in Hammâd’dan nakline göre “Ey Allah’ım sana sığınırım.” Müsedded’in Abdulvaris’ten nakline göre ise Peygamber Efendimiz helâya gireceğinde “Cinler ve pisliklerden Allah’a sığınırım” derdi. [1] Ebû Dâvud şöyle dedi Bu hadisli şerifi Şu’be, Abdülâzîz’den “Ey Allah’ım ben sana sığınırım.” diye rivâyet etti. Bir rivâyette “Allah’a sığınırım” dedi. Bir rivâyette de “Allah’a sığınsın” dedi. Hadisin Açıklaması Hadis metninde geçen “hubus” habisin çoğuludur. Erkek şeytanlar demektir. Habâis habîsenin çoğulu olup dişi şeytanlar demektir. Eğer bu kelime sözde kullanılırsa sövmek, milletlerde ve dinde kullanılırsa küfür, yiyeceklerde kullanılırsa haram, içeceklerde kullanılırsa zararlı demektir. Bu duruma göre hadisin manâsı; yarabbî dişi ve erkek şeytanların şerrinden, sövmekten, küfürden, haramdan, zararlı şeylerden, pisliklerden sana sığınırım, demek olur. İnsan her zaman Yüce Rabbımızın himâyesindedir. Her muzırı yaratan Allah olduğu için onların şerrinden ancak Allah koruyabilir. Muzır yaratıkların bir kısmını gördüğümüz halde, bir kısmını göremiyoruz. Meselâ; cinleri ve mikropları göremediğimiz gibi. İşte görünen veya görünmeyen bu yaratıkların şerrinden, bunları yaratana sığınmak en emin kurtuluş çaresi olduğundan Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz helaya gireceğinde böyle dûa eder ve bizim de böyle söylememizi öğütlerdi. TUVALETE GİRMEDEN OKUNACAK DUALAR Hazreti Enes’ten rivâyet edildiğine göre Geçen hadisin bir rivâyetinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Ey Allah’ım gerçekten sana sığınırım.” Şu’be; Abdülaziz bir defasında “Allah’a sığınırım.” diye rivâyet etti, dedi. [2] Zeyd bin Erkâm radıyallahu anh’dan rivâyet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu “Gerçekten şu hurma dalından örülmüş helâlarda şeytanlar hazır bulunur. Sizden biriniz helaya geldiği vakit şeytanlar ve pisliklerden Allah’a sığınırım desin.” [3] Hadisin Açıklaması Hadis metninde geçen “huşuş” kelimesi aslında hurma ağacı topluluğuna denir. Medine’de hususi helâlar yapılmadan önce hurma ağacı topluluğu arasına abdest bozulurdu, sonradan hurma dalından yapılmış helâya da huşuş denildi. Avn’lullMa’bdud c. 7, s. 6 Dipnotlar [1] Buharî Kitâblul Vudu bâb 9, c. 1, s. 45; Müslim kitab’utlTahâret bâb 94, n. 3375, c. 1, s. 200; Neseî Kitâb’utlTahâret, bâb 4. c. 1; İbnli Mâce Kitâb’utlTahâret, bâb 9, n. 296, c. 1, s. 108; Tirmizî Ebvâb’ut Tahâret bâb 5. n. 7, c. 1, s. 12 [2] Buharî Kitâblul Vudu, bâb 9, c. 1, s. 45; Müslim Kitâb’utlTahâret, bâb 94, n. 375, c. 1, s. 200; Neseî Kitâb’utlTahâret, bâb 4, c. 1, s. 20; İbnli mâce Kitâb’utlTahâret, bâb 9, n. 296, c. 1, s. 108; Tirmizî Ebvâb’utlTahâret, bâb s. c. 1, n. 7, s. 12 de tahriç ettiler. [3] İbnli Mâce Kitâb’utlTahâret, bâb 9, c. 1, n. 296, s. 108 Kaynak İbrahim Koçaşlı, Sünen-i Ebu Davud ve Tercemesi, Erkam Yayınları 67 Prof. Dr. Kemal Türker ile ağzımızın ve dişlerimizin fizyolojisini konuştuk. Dişlerin ağzımızda birer süs göstergesi olmadığını sık sık dile getiriyorsunuz. Dişlerin önemi konusunda neler söyleyeceksiniz? Çiğneme işlemi sırasında dişlerimiz hem mekanik uyarılara olan hassasiyetleri hem de yiyecekleri parçalayarak kimyasal bileşenlerinin açığa çıkarak lezzetlerinin algılanmasını sağlarlar. Dişler vücuttaki tek kemik-kemiğe temas ederek vücuda girecek yiyeceklerin içerisindeki sert ve sivri maddeleri algılayan ve seçtiği yiyecekleri parçalayan çiğneme araçlarıdırlar. Dişler mekanik uyarılara son derece hassastır. Örneğin dişlerimizin arasındaki bir kılı bile fark edebiliriz. İşte dişlerimizi kaybettiğimizde yok olan bu hassasiyet son derece önemlidir. Dişlerimiz son derece değerli ve telafisi mümkün olmayan işler yaparlar. Bu nasıl olur? Dişlerimizde iki tip algaç vardır. Bu algaçlar hakkında şu ana kadar yapılan deneylerin sonuçları ile ortaya konulan ve dişleri kaybettiğimizde yok olan özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz Çiğneme kuvvetine katkıda bulunmak Isırma kuvveti ağzımızdaki yemeğin sertliğine bağlı olarak her ısırıkta değişir. Bu sayede çeneler ve çene eklemleri üzerine gereksiz yüksek kuvvetlerin oluşmasının önüne geçilir ve dişler arasında sadece gerektiği kadar kuvvetin oluşması sağlanır. Bunun yanında, bu algaçlar, çene kaslarının kasılmasına da katkıda bulunduğundan çok az güç sarfederek çiğneme işlemini yapabilir. Çiğneme yaparken ani olarak gelişen kuvvet artışına karşı çene kaslarını durdurmak Yemek yerken yemeğin içerisinde sert bir cisim mesela pilav içerisindeki taş var ise, bu sert cisim üzerine kapanan çeneler diş köklerindeki algaçlar üzerinde ani kuvvet artışı oluşturur. Bu ani artış eğer hemen durdurulamazsa, dişlerin ve diş etrafındaki dokuların zarar görmesine yol açar. Diş kökleri etrafındaki algaçlar bu ani kuvvet artışını hemen çiğneme merkezine bildirerek çene kapama kaslarının gevşemesini ve bu sayede dişler üzerinde oluşan bu aşırı kuvvetin hemen ortadan kalkmasını sağlar. Böylece, yiyeceğimizin içerisinde bulunan taş gibi sert maddelerin dişlere ve çenelere zarar vermesi önlenmiş olur. Çenelerin fizyolojik titremelerini artırarak ani kuvvet değişimlerine karşı anında yanıt verebilmek Aynı ellerimizdeki fizyolojik titremeler gibi çene de sürekli bir şekilde ve saniyede sekiz kez 8Hz olmak üzere küçük genlikli olarak titreşir. Bu titreşimlerin ana kaynağı beynimiz olmasına karşın, diş kökleri etrafındaki algaçlar bu titreşimleri yükselterek çenelerin fiziksel bir şekilde titreşmelerini sağlar. Normalde bu titreşimleri hiç hissetmeyiz ancak bu titreşimler çene arasında aniden ortaya çıkabilecek pilav içerisindeki taşın yapabileceği gibi bir durum olduğunda karşı çenenin hızlı bir şekilde durmasını sağlayarak dişlerimizi ve çenemizi korur. Dişler anestezi altına alındıklarında ya da kaybedildiklerinde bu özellik ortadan kalkacağı için artık çenelerimiz aniden oluşan kuvvetlere karşı korumasız kalır. Çekilen diş sayısı arttıkça ve bu algaçlar kaybedildikçe çiğnerken artık diğer dişlere, çene eklemine ve ağızdaki diğer dokulara zarar verme durumu da artar. Diş çekimi ile ilgili neler söyleyeceksiniz? Dişlerimizi çektirdiğimizde dişler etrafında bulunan bu son derece faydalı algaçları ebediyen kaybederiz ve bütün bu özellikleri bir daha geri getiremeyiz. Çekilen dişlerimizin yerine implantlar yapıldığında bile bu özelliklerin hiçbirisi yerine getirilemez. İmplatlar ile çiğneme yaptığımızda, yiyeceğin sertliğine bağlı olarak değişen çiğneme kuvveti yerine hep aynı şiddette ve gerektiğinden daha yüksek çiğneme kuvvetleri kullanmaya başlarız. Normal çiğnemelerde algaçlarımızın otomatik olarak katkıda bulunduğu çiğneme kuvveti de olmayacağı için çiğneme işlemini daha fazla fiziksel efor ile yapız ve bu bizim için yorucu olacağı için muhtemelen daha yumuşak yiyecekleri tercih etmeye başlarız. Ayrıca, çiğneme sırasında sık karşılaşılan ani kuvvet değişmelerine karşı da korumasız kalacağımız için çenemize ve çene eklemlerimize daha kolay hasar verebiliriz. Dişlerimizi kaybetmemek için onlara nasıl bakmalıyız? Dişlerimizi kaybetmemizin en önemli nedenleri dişlerin ve bilhassa dişler arasının iyi temizlenmemesinden dolayı ortaya çıkan diş çürükleri, ağız ve dişlere bakımın yetersiz olduğu durumlarda ortaya çıkan diş eti hastalıklarıdır. Diş çürükleri genellikle sıcak veya soğuğa hassasiyet ile kendini gösterir. Bu şekilde bir hassasiyet başladığında gecikmeden hemen bir diş hekimine giderek çürüğün ilerlemesini önlemelisiniz. Ölü veya çürük dişler ağız içerisindeki milyonlarca mikrobun rahatlıkla kanımıza geçebilmesine neden olacak, açık bir yaraya dönüşerek son derece tehlikeli bir durum oluşturur. Bu yüzden çürük uyarısına hemen yanıt vererek dişinizi korumanız gerekir. Dişlerimizi nasıl temizlemeliyiz? Dişlerimizi her gün, her yemekten sonra yumuşak bir diş fırçası ile fırçalamalıyız. Fırçalamanın yapılışı çok önemli olup bu konuda diş hekiminizden tavsiye alabilirsiniz. Genelde diş fırçalaması, sanki diş etlerini dişlere yapıştırmak istiyorsunuz gibi ve yumuşak bir fırça ile yapılmalıdır. Akşam yatmadan önce fırçalamak bilhassa önemlidir çünkü uyuduğumuzda tükürük salgımız azaldığı için dişlerimiz ve diş etlerimiz korumasız kalır. Akşam dişlerinizi fırçaladıktan sonra mutlaka diş ipi kullanarak dişlerin arasına girmiş olan yiyecek parçalarını çıkartmanız gerekir. Aksi halde dişler arasındaki çürükler için davetiye çıkartmış olursunuz. Ayrıca bu yiyecek artıkları ağızımızdaki mikroplar için bir üreme alanı oluşturduklarından diş çürümesinin yanında ağız kokusu da sizi ve çevrenizdekileri rahatsız eder. Diş hekimi Zerrin Işık Tüfekçi de dişlerin neden çekildiği sorusunu yanıtladı. Dişler neden çekilirler? Bizler diş hekimleri olarak; hastalarımızın ağız ve diş sağlığının sürdürülmesi için tanı koyan, tedavi eden ve koruyucu önlemler konusunda uzman olan kişileriz. İdeal ağız ve diş sağlığı denilince, ağız içinde çürüksüz, sağlıklı ve düzgün şekilde sıralanmış, sağlıklı dişetlerine sahip dişler ve ağız içi dokular akla gelir. Hekimler bedendeki her dokuyu mümkün olduğunca koruyup, orijinal haliyle yerinde tutmaya çalışırlar. Fakat bazen sorun yaşanılan bölge veya dokunun bazen de organın bedenden uzaklaştırılması gerekir. Burada amaç hastanın sağlığını korumaktır. Yerine yapılacak hiçbir protez de hastanın orijinal yapısının yerini tutmaz ama mümkün olduğu kadar hastaya estetik ve fonksiyonunu geri vermeye çalışır. Diş çekimleri de diş hekimi tarafından mecbur kalınmadıkça asla yapılmayan işlemler arasındadır. Ancak, bazı durumlarda, hastanın sağlığını koruma veya tedavi planlaması nedeniyle diş çekimine başvurulmak zorunda kalınmaktadır. Bu sebepleri sıralayacak olursak Çürümenin dişin tedavi edilmesine müsaade etmeyecek kadar derinlerine kadar ulaşması, Enfeksiyonların, dişlerin büyük bir bölümüne veya dişi çevreleyen kemiğe zarar vermesi, Diş eti hastalıkları nedeniyle desteği kalmamış ve aşırı sallanan dişler. Tedavi edilemeyecek kadar büyük boyutta kırılmış dişler. Kanal tedavisine cevap vermeyen, kanallarına girilemeyen veya kanal tedavisi rağmen iyileşmeyen dişler. Kist ya da tümör içindeki dişler, Ortodontik tedavi sebebiyle çekilmesi tavsiye edilen dişler. Ağızda dişin sürmesi için yeterli yer bulunmadığı ya da pozisyonu sebebiyle süremeyen gömülü dişler. Birçok diş hekimi, gömülü dişler eğer sürdürülemeyecekse, çekilmesini tavsiye eder. Bakteriler, gömülü bir dişin etrafından sızarak, enfeksiyona neden olabilirler. Bu enfeksiyon, dişi çevreleyen kemiğe sıçrayabilir ve çok ciddi bir hal alabilir. Gömülü dişler, ağızda yeteri kadar yer olmasa bile, diş etinin dışına ağız içerisine doğru çıkmaya çalışmaya devam ederler. Sürekli oluşan bu baskı, sonunda komşu dişlerin köklerinin zarar görmesine neden olabilir. Gömülü dişin çekilmesi ile enfeksiyonun, komşu dişler ve kemik üzerinde oluşturabileceği hasar engellenebilir. Günümüzde, gerek bilimde ve teknolojideki ilerlemeler, gerekse hastaların bilinçlenmesi sayesinde giderek çok daha az diş çekimine karar verilmektedir.

diş çektirmeden önce okunacak dua